Cuma, Mayıs 29

sanal iptila..

merhaba.. ben fevkalade olağan.. ve ben bir bağımlıyım..
- burada sizlerin alkışlaması gerekiyor ki cesaret toplayıp konfesyonuma yüzsüzce devam edebileyim..-

başlangıçta çok masum bi eğlenceydi.. arada bi.. öle keyfim yerindeyse yazıyodum.. çoğunlukla yazan çizen insanlara bakıp.. "ulan ne çok boş vakti var bu miletin" diye filişeyvle yeni tıraş olmuş bıyklarımın altından dalgacı bi tebessüm savuruyordum insançıkların üstüne üstüne.. gün geçtikçe daha çok okumaya ve yazmaya başladım.. aldığım doz artıyor ve ben bunu farkedemiyordum..

adeta "haşlanmakta olan kurbağa"nın ruh ikizi olmuştum.. yazdıklarım okundukça ve beğenildikçe öyle mutlu oluyordum ki.. herkesin ama herkesin beni okumasını çok sevmesini asla vazgeçememesini istemeye başlamıştım.. bilinçaltım ve kısmen üstümle de.. sonra bir de baktım ki.. sabah kalktığımda yaptığım ilk iş pc nin düğmesine dokunmak olmuştu.. gece geç saatlere kadar günde 123143 kez ctrl f5 yapıyordum.. artık kitap okumaz.. film izlemez.. ve hatta günlük işlerimi bile aksatır olmuştum..

tam 38 gün duş almadan geçmişti ve bunun farkına bile varamadım.. en kötüsü.. dışarıda geçirdiğim bir günün sonunda eve gelip misafir olduğunu görünce içimden "hay aksi.. nerden çıktılar ya.. içeri geçip pc açsam.. o da olmaz.. şimdi bunlarla kim ilgilenecek ulan.." diyebilecek kadar örfi köklerimden uzaklaşmıştım.. bağımlı olduğumu farkettiğimde kendimden nefret etmeye başladım.. ne kadar da iradesizdim.. yazmadığım bir gün geçmemişti son bir yılda.. yazamadığımda huysuzlaşıyor.. tırnaklarımı yemeye başlıyor.. ellerim titremeye başlıyordu.. adeta krize giriyordum.. yazdıklarım yetmiyor daha çok daha çok yazmam gerekiyodu.. yazmak dışında hiç birşey beni mutlu edemez olmuştu.. en samimi arkadaşım aradığında telefonu kapatıp "şarzım bitti kanka dışardaydım arayamadım" ayağına yatıyordum.. biliyordum ki beni çok sevdiğim sanal dünyamdan koparacak münasebetsiz bir davetle canımı sıkacaktı.. hayır ipne "hayır"dan da anlamaz.. bi saat ısrar edip kafa düzer..

gerçek gökkafes kadar çirkin ve bi o kadar da ortadaydı.. ben bir bağımlı olmuştum ve bu konuda elimden bişey gelmiyordu.. yardım almalıydım ama kimden.. bi hayli kalabalıklaşmış msn listemde bi tane bile psikiyatr yoktu.. en yaklaşık sonuç bi pratisyen hekim.. bi psikoloci öğrencisi ve bir baytar.. hangisini tutsan elinde kalır.. yine çaresiz ve bir başıma kalmıştım.. kendimi allaha havale edip başka da bişey dememek kaldı yapabileceğim bi tek.. ve ben de onu yaptım..

iyyakşamnar türküye.. ben fevkalade olağan.. ve ben bir bağımlıyım..

3 yorum:

üzümlükek dedi ki...

bla bla :P

fevkalade olağan dedi ki...

bla bla nedir arkadaşım.. hayır üzümlü keke olan sevgimden dolayı bişey demiyim diyorum ama böle de yorum olmaz yani.. ne öle. anlat anlat iyi geliyo gibi.. bla blaymış peh.. edepsiz bi de dil çıkarıyo yeaa..

aa bak ne güzel yorum dedi ki...

şak şak şak

fevkalade oğlana açık sözlülüğünden dolayı teşekkür ediyoruz.