Perşembe, Ekim 15

darlandım..

son bi kaç senedir sürdürdüğüm yaşamdan hoşnut değilim.. sanki bir başkasının hayatını yaşıyorum gibi.. hani biri çişe kadar gitmiş de.. bilader iki dakka dükkana bakıver demiş.. bi daha da gelmemiş gibi.. safça bağlandığım bi sorumluluk duygusuyla emaneten yaşıyorum işte..

bi çeşit hayal kırıklığı mı bu diye düşünüyorum.. değil.. evvelce geleceğe dair şöle etraflıca bi hayal kurduğumu hatırlamıyorum.. ama kurmuş olsaydım da bu mevcut durumu düşlemezdim heralde.. olmayan hayallerin kırılması da ilginç.. daha ilginç olanı yine ve hala geleceğe dair bi beklentimin olmaması.. önceden beklentisiz olmanın iyi bişey olduğunu sanırdım.. değilmiş.. beklentisiz olmak gün gelip hayat muhasebesi yapacak olunca neyi neyle karşılaştıracağını bilememekmiş meğer.. "şu olacaktı bu oldu.." diyebilmek yerine "ne bekliyodum ki ne olmadı.." gibi salak bi soruyla imtihan olmakmış.. sonrası tabi boş kağıt verip çıkmak..

sene 2007 de değişiklik arayışının sıradanlaşması diye bişey uydurup kendimce bi tanım yapmışım.. "yaşamanın anlamını yitirdiği ana denk gelir. yeni birşeyin verdiği heyecanın geçici olduğunu bilmek ve bu yüzden ondan tad alamamaktır. kara bir bulut gibi çöken umutsuzluktur. mutlu etmeyen beklentisizliktir. adet yerini bulsun diye yaşamaya devam etmektir. yaşamın üzerine kapattık tabelası koymaktır. bitmeyen cümleye koyulan noktadır." acıdır ki geçen zamanda dönüp dolaşıp geldiğim yer yine o nokta oldu..

bu sıralar hayat benim için konusunu anlamadığım bi film gibi.. nasıl olduysa bi kere başladığım için izlemeye devam ediyorum.. ne zevk alıyorum.. ne de sonunu merak ediyorum.. sadece izliyorum.. hiç müdahale etmeden.. uslu uslu izliyorum..

kendimle başbaşa kaldığım zamanlar fena bunalıyorum.. ne yüzüme bakacak yüzüm var.. ne değiştirmeye gücüm.. canınızı sıktıysam affola..

11 yorum:

rahat-sız hatun dedi ki...

ben de aynı şeyleri hissediyorsam acaba hayatın kendisi bundan mı ibaret? Küçükken kandırdılar mı bizi? Ya da hala birileri renkli gösterip kandırıyor mu? Eğer hayatın tanımı bu hislerse ve elden bişey gelmeyeceği gerçeği varsa hayat sadece ölümcül bi hastalık. ben sıramı bekliyorum. bitse de gitsek..

fevkalade olağan dedi ki...

bi kaç kişi daha bulup toplu terapiye gidelim.. hem öle ucuza gelir.. yedi ortak bi piskiyatıra girmek gibi bi deyiş de türetmiş oluruz.. yapalım hep bunları..

Enteldantel! dedi ki...

Bilom benim şu "hayatı dışardan bitirme" önerim iyiydi ama dikkate alınmadı işte.

fevkalade olağan dedi ki...

o olur.. yerine adam sokmak olur.. daha fazla tadı kaçmadan bi çare bulmalı..

jewel dedi ki...

dışardan bitirmek daha zormuş, evde çalışılıyo ya. bence bırakalım yaşamayı. ben öyle yaptım valla. akıyo kendi kendine ben salınıyorum sadece. kafam rahat yani.

Ebru dedi ki...

Herşey geçiyor, bu da geçer.

fevkalade olağan dedi ki...

kabullenmek.. koyvermek.. akışına bırakmak.. tevekkül.. bunlar hep sevdiğim saydığım şeyler tabi de.. düşünceyi zapt altında tutmaya kafi gelmediği zamanlar oluyor.. geçer ama.. yani sanırım.. öncekiler geçmişti en azından..

fatosh dedi ki...

ne zaman baslıyoruz terapiye? benim carsambalarım bos ..! bi de kötüsü gercekten cevrenizdeki insanlar sizden sıkılıyo..

fevkalade olağan dedi ki...

çarşamba olmaz.. apartmandan komşularla çeyrek altın günümüz var.. 8 numarada bizim aylağnım var.. bi mercimek köftesi yapıyo.. parmaklarını yalarsın.. yok.. avuçlarını yalarsın.. du bu hiç olmadı.. parmaklarını yersin.. heh böle iyi.. gelsene sen de..

yesari dedi ki...

ben bunu ne zaman yazdım:S

Adsız dedi ki...

Bende de aynisi oluyo..Ayni tarif ettigin gibi