Cumartesi, Aralık 12

inanç dünyası..

yürümeye başlayalı bir saat kadar olmuştu.. güneşin yokluğundan yüz bulan havanın soğuğu ellerinden ve ayaklarından başlayarak vücudunu kemiriyordu.. yürümekten mi yoksa soğuktan mı daha çok hazzetmediğini düşündü.. çekimser kalmayı tercih etti.. elindeki boş oy pusulası yönleri bilmiyordu ve o esnada küçük bi caminin yanından geçiyordu.. hayat bilgisi dersinden öğrendiği kadarıyla yön bulnanın bir yolu da cami minaresine bakmaktı.. tevafuk.. ezan da okunuyordu.. din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden kalma bilgileriyle allahın arap lisanında gönderdiği davetiyenin spontane çevirisini yaptı.. haydi namaza.. haydi kurtuluşa..

o anda yapılacak işler boş kümesinin bir alt ve daha boş kümesi olan yapılacak daha iyi bi iş kümesinin hayali elemanlarının teklifini geri çevirmedi.. ayaklarının dümenini caminin bahçesine kırdı.. camiye girecekti ki abdest alması gerektiğini hatırladı.. yüzünü ekşitti.. vazgeçmedi.. sadece başladığı için devamını getirdiği işler kümesine yeni bir eleman almaya karar verdi.. şadırvanın başına geldi.. paltosunu ayakkabılarını çoraplarını çıkardı.. sessize alınmış bi telefon gibi kesintili titredi.. kollarını ve paçalarını sıvadı.. kutsal striptizin bütün gereklerini bir bir yerine getirdi.. ıslanan kollarından çıkan su buharını görünce çocukluk arkadaşını görmüş gibi gülümsedi.. terli çoraplarını ıslak ayaklarına geçirdi.. yüzünü kazağının kollarına sildi.. yünlü kazağın pamuk havluya rakip olamamasına içerledi.. hala ıslak olan kaşlarından aldığı hınçla açık havada ve havlusuz bir ortamda abdest almanın soğuktan da yürümekten de daha beter hazzedilmeyesi bi şey olduğuna hükmetti.. ayakkabılarının arkasına basarak kötürüm adımlarla camiye girdi.. bismillah..

buğudan perdeyle kapanan gözlüklerinin yavaş yavaş açılmasıyla kendisine bakan yedi çift ve bir tek gözle karşılaştı.. içerideki tenha sayılabilecek kalabalığın sürpriz bir doğum günü kutlaması yapmak için organize olmuş muzur arkadaşları olduğunu düşledi.. bu saçma kurguyu başladığı için devamını getirdiği işler kümesine almadı.. işlerinin kesat olduğu müşteri sayısının azlığından belli olan bu mahalle camisinin somurtkan cemaati bu gence garipseyerek baktılar.. yeni çocuğa caminin yaş ortalamsını düşürdüğü için kızgın gibiydiler.. beyazlar içindeki imam ve beli bükülmüş ihtiyar heyeti ona pamuk prenses ve yedi cücelerin olabilecek en tuhaf uyarlaması gibi göründü.. bu kurgu çok gizli doğum günü kutlama çetesinden daha sevimli geldi.. gülümsedi.. farzı kılmak için hareketlenen cücelere katıldı ve pamuk imamın arkasında yerini aldı.. imama uydu.. allahuekber..

pamuk imam fatihayı okurken o allaha gerçekten inanıp inanmadığını düşünüyordu.. lehte ve aleyhteki deliller terazinin kefelerine konduğunda mutlak bir eşitlik vardı.. meşhur terazi tutan adalet heykeli gibi gözünü kapadı ve yine çekimser kaldı.. çabuk toparlandı.. bu düşüncelerin ne yeri ne de zamanıydı.. papatya falı bakmayı daha geniş bi zamana bıraktı.. hiç bi şey için değilse bile jeopolitik konumu gereği çizginin inanıyor tarafında kalmayı seçti.. o bunları düşünürken pamuk imam sarıkla silindirleştirdiği kafasını çevirerek sağ yanındaki meleğe selam verdi.. imamdan sonra o da aynı pandomimi tekrarladı.. bir de göz kırptı meleğe.. essalamun aleykum ve rahmetullah..

namaz bitti.. şaşı müezzinin anonslarıyla askeri nizamda tesbih çekildi.. sıra elleri açılıp dua etmeye gelince söylecek pek bi şey bulamadı.. o an aklına allahtan isteyebileceği bi şey gelmediği için ya da geldiyse de istemeye yüzü olmadığı için olsa gerek yaratıcısına yazısız fakat mahçubiyetle karışık mütevazi boş bi mektup gönderdi.. herkesle birlikte ellerini yüzüne sürerken mektup zarfını aminle mühürlemeyi ihmal etmedi.. amin..

duadan sonra imam kuran okumaya başladı.. bitti.. türkçe dua başladı.. imamın evvelce birileri tarafından okunan hatmi şerifin akif kılıç isimli merhumun ruhuna hediye edilmesi talebini allahın oluruna sunmasını tam katılımla ve amin birliğiyle desteklediler.. dua da bitince ayağa kalktı.. belki ısındığı için belki bi süredir oturduğu ve dinlendiği için belki de ibadet ettiği için daha bi huzur doluydu.. kapıya yöneldi.. çıkışta elinde akide şekeri paketleriyle bekleyen merhum yakını yaşlı kadının kıldığı namazını kabul etmesi yönünde allaha yaptığı emrivakiyi düşünmeden aminledi.. yaslı ve yaşlı kadınla alışverişini aldığı şeker karşılığında akif kılıca rahmet dileyerek tamamladı.. tel zımbayla kapatılmış paketi açtı.. şekerlerden beyaz olanı ağzına attı.. bu şekerin yaptığı minik jest karşlığında allah tarafından gönderilmiş bi teşekkür hediyesi olduğuna inanmak istedi.. inandı.. mutlu oldu.. yapılacak en iyi şeyi yapmışım kümesinin tek elemanına gülümsedi

7 yorum:

Adsız dedi ki...

Allah kabul etsin :)

sade dedi ki...

Allah kabul etsin, Allah imanını arttırsın inş. (emrivaki değil büyük bir dilek:))

fevkalade olağan dedi ki...

o işler çok karışık la.. şindi madem allah iman arttırabiliyo.. o zaman imanını arttırmadıklarının ne günahı var.. bana öle geliyo ki allha son derece liberal.. bizi tamamen kendi halimize bırakmış.. hiç bi işimize karışmıyo.. sıfır müdahele..

sade dedi ki...

haklısın abi "sınav"ın bir manası olmazdı o zaman. Ama herşeyin Allah'ın dilemesiyle oldugunu düşünürsek ve Allah kulunun DUA etmesini istiyorsa dua eden kulunun imanını da arttırabilir... duanın müthiş bir enerji olduğunu düşünüyorum... namaz ve dua eden kişinin, şimdilerde yapılan yoga meditasyon vs. onlara ihtiyacı kalmaz. manevi boyutu elbette ruhunu rahatlatır. ama maddi olarak da namaz esnasında ellerimizi koyduğumuz yerler yeni yeni duyulan "çakra noktaları". yani diyorum ki Allah öyle bir düzen yaratmış ki dua ile insanın yapamayacağı şey yok. hristiyanların da budistlerin de duası kabul oluyor neden? Allah dua eden kulunun her zaman yanında...

fevkalade olağan dedi ki...

allahın dua etmemizi istediğini ben de duydum ama bunu neden yaptığına dair pek bi fikrim yok.. belki kendisiyle aramızdaki aciz ve kadir ilişkisini pekiştirmek içindir.. onun dışında duaların somut bi karşılığı olduğuna rast gelmedim.. istenilenin gerçekleşme oranı olasılık hesabından şaşmıyor.. kabaca yüzde elli..

Enteldantel! dedi ki...

Bilom haklı. Yani duaların somut karşılığı olmadığı hususunda. İstenilenin gerçekleşme oranında fevkalade teorisi patlıyor yalnız. Onu diyim. Onu da dememiş olmayayım.

Pinhan dedi ki...

duayı eden kisi, kabulune inandigi olcude gerceklesme olasılıgını da artırıyor bence. Allah icimizdeki gucu harekete gecirmemizi sagliyor biraz da..