Salı, Şubat 16

bi saniye bakar mısınız..

şey.. benim biraz canım sıkılyordu da.. yani şimdi durduk yere size sıkıcısınız demek istemiyorum.. biliyorum hepinizin irili ufaklı bi takım duyguları var.. incinmeye müsait bi yapıdasınız.. yalan yok.. ben olsam ben de incinebilirdim.. gerçi kendi üzerime kayıtlı pek bi duygum yoktur benim.. asabiyet bi duygu sayılabilirse var da diyebiliriz.. gördüğünüz gibi hiç bir şey kesin değil.. herşey çok anlamsız ve de ayrı yazılmasında büyük faydalar var.. buna da tdk ahalisi çok dikkat ediyor.. bak onlar incinirse hak veririm.. çünkü insanlar hayatlarını koymuşlar ortaya.. uğruna savaşım verdileri bir davaları ve görenlere şaşırışım veren bi adanmışlıkları var.. neyse ki konumuz bu değil.. gördünüz mü.. nasıl da en birinci çoğul şahsın en iyelikli halini kullanarak sizi yazıya dahil ettim.. sevinin ulan.. artık sizin de bir konunuz var.. ya da yok.. enikonu bi konunun aramızda konusu mu olur allahasen.. benim konum sizin konunuz.. bunlar hep yazar çakallıkları işte.. kendim yazar olduğumdan değil de az biraz cingöz oluğumdan dolayısıyla ötürüsünden kelli biliyorum bu türlü bizans eskisi entrikaları.. entrika sözcüğünün bana ansiklopedileri çağrıştırdığından basetmiş miyidim.. bahsetmediysem hatırlatın da bir ara bahsedeyim çünkü işbu yazıda mevzu o da değil.. onu diyorum işte.. bazı şeyler konusuz olunca bazı diğer şeyler kadar tat vermeyebiliyor.. yazı da bu bazı şeylerden biri.. ama hangi bazı şeylerden olduğunu okuyucumun berrak idrakine ve de çakaralır ayıklığına bırakıyorum.. cingöz bir yazar her zaman okuruna beli boşluklar bırakmayı bilmelidir.. atadan kalma bi sözde de ifade edildiği gibi lafın uzunu aptala söylenir.. ne yani her şeyi açık açık anlatıp siz canparelerimi ebleh yerine mi koysaydım.. yoo dostum yoo.. bunu benden istemeyin lütfen.. yetiştirilme tarzım ve etik konstrüksüyonun asla böyle bir hamlığa tezkere vermez.. kaldı ki o verecek olsa ben istemem.. çünkü istemek dostlarım.. istemek başarmanın yarısıdır.. diğer yarısının ne olduğuna dair pek bir fikrim yok.. ama biz biz olalım bardağın dolu olan yarısını görelim.. görmeyenlere gösterelim.. fakat amcalara göstermeyelim.. görmesin.. bilmesin onlar.. hem bilip de ne yapacaklar.. değil mi ki cehalet erdemdir.. bilmeyen daha mutludur.. o halde neden bu öğrenmek ve öğretmek çabası.. ben mutsuz oldum sen de ol demekten pek bi farkı yok.. dünya sağlık örgütü iplemese de bal gibi kaymak gibi salgın bir hastalık bu.. bulaşmasını engellemek bi yana yayılmasını hızlandırmak için tabelalarında okul yazan kütüphane yazan resmi kurumlar bile var.. galaksimizi turlayan bitli bi otostopçu olsam bunları hayret ve haşyetle yazıyor olurdum.. -burada haşyet sözcüğü pek anlamlı olmadı.. ama ne zamandır kullanasım varmış demek..- gerçi şimdi de yazıyorum ama otostopçu falan değilim.. allahıma bin şükür akbilim var.. basıp geçtim miydi trilyonluk otobüsler metrolar metrobüsler hepsi dakkasına emrime amade.. size tekerlekten sonraki en büyük icadın akbil olduğundan bahsetmiş miydim.. bahsetmediysem hatırlatın bir ara anlatıyım.. şimdi olmaz.. çünkü bu yazının konusu akbil de değil.. aslına bakarsanız okurcuklarım.. şayirin akbile seslendiği bir şiyir krizle sarsılan edebiyat sektörüne yepisyeni bir soluk getirebilir.. şahsi kanaatimi sual edecek olursanız edebiyat ve sanatın içinde bulunduğu durum zerrece zekerimde değil.. hele ki şu fesat tiyatrocuların çıkıp ne olacak bu tiyatronun hali temalı ağlamaklıklarını fevkalade asap bozucu buluyorum.. sanatın ulviyetine sığınıp kötü oyunlara fahiş tarifeden bilet kesmeyi bilen ve fakat serbest ekonomi nedir bilemeyen tiyatro taifesiyle devlet buna bişey yapsın diyen destek meraklısı çakal esnaf ve kurt kobi arasında ancak hiç ile yok arasındaki kadar fark var.. haddizatında mesleklerin kutsallığı karşılaştılacak olursa orospuluk ve çokça kutsiyet atfedilen öğretmenlik arasında da hiç fark yok.. özünde ve necitecesinde her ikisi de para için hayat satmak.. neyse siz bunları düşünüp o güzel kafalarınızı yormayın olur mu.. ben sizin yerinize hepsini düşünüyor olacağım.. kısa kesip asıl anlatmak istediğim şeye geçmenin vaktidir.. onu diyordum işte..

sıkıcısınız ipneler..

10 yorum:

seyyarat dedi ki...

Ama bizim de duygularımız var.

fevkalade olağan dedi ki...

olabilir.. benim yok diye neden ezikliyosun.. hem annem bana da alcak..

gasilhane dedi ki...

Canın sıkılmış.

fevkalade olağan dedi ki...

öyleydi ama geçti.. ama ben şikayetçi değilim.. zati canım sıkılmasa bu okuduklarınızın hiç bi tanesini yazmazdım.. manyak mıyım la yazıcam.. kim yazar..

gasilhane dedi ki...

Yazmaya devam edesin istiyok da,
bunalırsan, bunaldığında,
ağzını kapat, burnunu tut, nefes almadan dur, dur, dur..
Bırakınca daha iyi oluyo. Ak yaşıyom bea diyo insan.

Enteldantel! dedi ki...

Bana mı dedin bilom?

Enteldantel! dedi ki...

Vay arkadaş yaa, şu yazıya olmaz o iş diyen insanlar var. Siktirsinler ordan o insanlar! Bilo toplum seni anlamıyo olum lan. Bunlara bakıp da şu lanet dünyaya bir post getiresin kaçmasın sakın, ben şeyapıyorum :|

fevkalade olağan dedi ki...

bilom.. kendimi pohpohlamak gibi olmasın ama sanat kimin içindir sorusuna sikimin keyfi içindir diyebilen ultrabohem bi insanım.. bana komaz yani o oylar.. bilakis ekseriyetten aykırı düşmez değişik bi haz veriyo.. hem sen şaapıyosan ötesi mühüm değil..

eet sana dedim onu.. yine olsa yine derim.. ipne..

sutlukahve dedi ki...

sen sanki farklı mısın? yooo dostum yooo kendimi sana eziktirmem!

fevkalade olağan dedi ki...

onu haklı konuştun işte.. inanır mısın.. en çok da kendimden sıkıldım.. becayişe var mısın..