Salı, Ağustos 24

araknafobia..

teknoloji insanı fareli köyün kavalcısı gibi peşine takmış bir bilinmeze doğru sürüklüyor.. kavalın sesi o kadar büyüleyici ki.. arada durup düşünsek bile zombileşmiş alıklar ordusu gibi uygun adım ilerlemeye devam ediyoruz o bilinmeze doğru..

"bindik bir alamete.. gedoyoz kıyamete amaniin.."

sanal ve gerçek arasındaki çizgi.. o çizgi her gün biraz daha incelse de hala var.. neyse ki var.. ama yakın bir zamanda kaybolacak.. nasıl bi hayatı yaşadığımıza bir bakın.. çalışmadığımız ve uyumadığımız zamanların ne kadarını alıyor sanal gerçeklik.. hem de bu görece ilkel haliyle.. bi de bunun daha da geliştiğini.. ne biliyim koku veya duygu transferinin de eklendiğini düşünün.. ya da her yerden zahmetsizce ulaşılabilir olduğunu.. allahım korkuyorum.. oksijen maskesi olmadan nefes alamamak gibi bişey bu.. düşünün.. bilgisayara bağlı süren bir yaşam.. yoğun bakım gibi.. yaşam destek ünitesi gibi.. fişini çektiğinizde hayat bitecek.. kokmakta haksız mıyım..

"o maskeli balo ve onun sahte yüzleri.."

hele ki sahteyle gerçeğin bu kadar iç içe geçmesi.. benim diyen babayiğidin pirinci taşından ayıklayamayacak kadar algı kanseri olması da eklenince korkum bir kat daha artıyor.. hem bu karşımın ne kadarının pirinç ne kadarının taş olduğunu bilmek de olanaksız.. belki de sadece kaşık değil pirinç de yok.. sanırım şimdi matrixi yazanın nasıl bir ruh halinden geçtiğini biraz daha anlıyorum.. evet bu iş karakola biter.. illaki bi hır gür çıkacak.. bize hissettirmeden bu kadar kontrolü altına alabilen ikinci bir tehdit daha göremedik adem babadan bu güne.. üçüncü dünya savaşı çoktan başladı aslında.. bu savaş sanıldığı gibi makinalar ve insanlar arasında ama sanıldığının aksine insanlığın topyekun olarak kaltıldığı bir savaş değil.. her birey için ayrı bir cephe açılıyor ve maalesef her cephede insanoğlu ya kaçıyor ya da kaybediyor bu savaşta.. üstelik tam olarak neyle savaştığını bile bilmeden.. kaybetmenin bedeli ömür boyu esaret.. hafifleştirilmiş müebbet hapis yani.. çünkü kaybeden ne ne kaybettiğinin farkında ne de bunun sonucunda esaret altına alındığının.. çünkü düşman ilk zaferini algıyı esir alarak ilan ediyor.. avını yemeye başlamadan önce uyuşturan bir zehirli örümcek gibi.. evet tam da bi örümcek gibi.. "ağ"ını sabırla kurmuş ve bir sonraki avını bekliyor.. düşününce "world wide web" ve "net" gibi kavramlar daha bi anlamlı geldi sanki..

"yalan dünya.. herşey bomboş.. yolcu sarhoş.. hancı sarhoş.."

15 yorum:

sade c dedi ki...

çok güzeldi... Ciddi konulara da değinmekten kaçınma. Fena olmuyormuş. :)

fevkalade olağan dedi ki...

nadiren de olsa ciddili mevzularda da yazıyorum.. esintiye bağlı.. sağol..

ebru dedi ki...

çok ibretlik bi paylaşım olmuş

fevkalade olağan dedi ki...

fesupanallah..

A-H dedi ki...

tam da internet orucuna mi baslasam dedigim gunlere denk geldi :)
bir tek ben degilmisim demek ki...

dogrue dedi ki...

O çizgiyi neredeyse aşmak üzereyken isteyerek veya istemeyerek bilgisayardan uzun süre uzak kaldığımda hayatımda ne kadar çok yer kapladığını gördüm. ama bilgisayarsız yaşayabildiğimi de gördüm ve kafam kesinlikle daha rahattı=) ayarındayken tadı daha çıkıyor. imza:esru =)

fevkalade olağan dedi ki...

a-h.. organize olalım.. birlikte bırakalım.. aslında yemeklerden sonra bi on dakka bakmakta bi sakınca yok diyolla..

esru.. bi kere sen hiç konuşma.. şu 4 yıllık net bağımlılığımın yegane olmasa da en büyük sebebi sensin.. sen başlattın..

gasilhane dedi ki...

Yakın zamanda okuduğum en iyi yazın, sevgili yazar.

fevkalade olağan dedi ki...

o halde yüreğimize sağlık ossun.. hörmetli okur..

dogrue dedi ki...

aa, şaşkın. Tamam az buçuk suçum olabilir ama sen de beni aştın geçtin olayı büyüttün. Ben gbi mütevazı takılaydın böyle mi olacaktı. En son yine dedim gel gidelim Hindistanlara, yok ben bloglarda sürtücem dedin, kusura kalma yani daha ne edeydim bilemedim=p=)

DeliRapunzel dedi ki...

teefonunu kapatıp, fişini çekip bir hamak alıp sallanmalısın dostum...
:)

Adsız dedi ki...

Merhaba, blogunuzu yeni okumaya başladım.Blogunuz, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan bu günlerde bizlere moral kaynağı olmuş şakacı bir blogdur.Bir yay burcu olarak sizinle gurur duyuyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.Go fevkalede go!:)

pusarık dedi ki...

hepimiz matrikz hepimiz rüya mıyız bilmem de aga hepimiz sanalız şu platformda, anlamıyorum, nedir yani mesele nedir?

yurtcana genlerimize işlemiş bir "gavur icadı" deyip burun bükme hareketi var bence fakat mesele bu da olamaz tam olarak, sanırım uykusuzluk sorunu yaşadın da yazdın bunu ama bak internet yokken de zombi olmanın kendince usulü erkanı vardı hatırlatırım, zombiler için uyku hapı katıştırılmış içki efsaneleri günümüze değin uzandı, böbrek dalak mafyasının fenomeni bile oldu, naber :)

hadi gerisi neyse de yazdıklarımı okuyunca falan paranoya yaşayacaksam ne farkım kalacak gölgesinden korkan çocuklardan yahu :/

fevkalade olağan dedi ki...

uykusuzluk da bi sebep olabilir ama benim kafamı bırkalayan asıl mevzu alternatif bi gerçeklikte kaybolmak.. kurgunun topuzu bazen kaçabiliyo..

gasilhane dedi ki...

Dr who'yu izlediysen alternatif dünyalar çok şahane.