Cumartesi, Eylül 4

kozmonot olaydım..

bi on sene kadardır yannış meslek seçtiğimin farkındaydım fakat doğrusunun ne olacağını bilemiyordum.. hatta kendisimde en genel anlamda bi çalışma götünün bulunmadığına ikna olmak üzreydim.. bugüne kadar.. bugün postmoderen bi epifani yaşayana kadar.. emesende arkadaş kılığında onlayn olan ibişin aslında bizzat hızır dedenin kendisi olduğunu bana hak yolu göstermesiyle farkettim.. titredim ve kendime geldim.. aydınlanmanın coşkusuyla hızır dedemin ak sakalına öpücük simaylisi gönderdim..

meğersem insanı bol bi meslek hiç bana göre bir iş değilmiş.. benim insansız bir hava sahasında çalışmam gerekiyormuş.. bu insanları sevmediğim anlamına gelmesin lütfen.. hatta kendisine söyleyeyim.. o anlama gelmez misin lütfen.. çünkü çocukkenki yemek seçiciliğim büyüyünce insan seçiciliğine dönüşmüş olsa da.. nadiren de olsa.. hobi olarak da olsa tek tük sevdiğim insanlar çıkıyor.. prensipli kişiliğim müsade etmediği için hobilerimle profesyonelliğimi birbirine karıştırmıyorum.. mesleki bi laiklik diyebiliriz buna.. hatta diyelim.. üç deyince heppirlikte.. birkiüç mesleki laiklik..

çalışma ortamımda zibilyon tane insan var.. bunların içine özünde iyi olabilecek insanların olduğunu da biliyorum.. sanıyorum desem daha isabetli olur.. diyeyim o halde.. sanıyorum.. ve fakat o öze inmeye gerek duymayıp yüzeyden yüzeyden tiksiniyorum insanlardan.. zaten çalışıyo olduğum için mutsuzken bir de oturup insan sevesim gelmiyor.. yanıma yamacıma yanaşan gülümseyen ifadeli insancıkları kekremsi mimiklerimle kışkışlıyorum.. iş ayrı.. insaniyet ayrı..

hızır dedemden aldığım ilhamla iman ettim ki.. ben kozmonot olacak adammışım da yannış olmuşum.. ne güzel bir meslekmişsin sen kozmonotçuluk.. yemek hadisesini minik kapsüllerle hallediyo olmaları evvelden beri fesatlıkla takip ettiğim bi vaziyetti ama bu amcaların yengelerin asıl mevzusu başkaymış.. uzaya bi çıkıyosun en az üç ay insan yok.. size garip gelebilir ama insansız ortam yerçekimsiz ortamdan daha çok cezbediyor şu anda beni.. sabahları ginaayydığın diyen uykusunu tam almış topitoşlara aksi seda vermek zorunda değilsin mesela.. gün içinde her biri ayrı bi çeşit olan çin ordusu kadar kalabalık japon askeri kadar sik kafalı insan görünümlü bilumum hayvanatla cebelleş olman söz konusu bile değil.. en fazla telsizden hüstınla iki makara yaparsın sonra kumanda odasıydı gezegendi yıldızdı kuyruklu yıldızdı mikroskoptu teleskoptu falan takıl kafana göre.. başında amirin yok bişeyin yok.. insan yok diyorum bilader anla işte.. en mutlu günümde neşeme ortak olacağına bön bön bakma şu yazıya.. kalk bi biskolata dansı yap.. bi coşku mahiyetinde havaya ateş et.. ne bileyim yap bi şeyler..

lan okur.. dakika geçmiyor ki yeni bir farkındalık yaşamayayım.. algı ve idrak merkezime ulaşan bi son dakikada haberine göre benim kozmonot olmam imkansızdan daha zor.. yaş geçmiş.. eğitim yok.. bunları geçtim memlekette uzaycılık adına yapılan en kallavi proje maket uçakçılık.. yıkıldım.. kabenin etrafında altı tur attıktan sonra hacı olamadan yurda giriş yapmış ihramlı bir amca kadar yıkıldım.. mutluluk avucuma aldığım su gibi parmaklarımın arasından sızıp gitti.. tutamadım..

hızır dedem. sana da yazıklar olsun.. alenen hınzırlık bu yaptığın.. resmen ve fiilen gösterip vermemek.. haram zıkkım olsun o kiss simalylisi de.. sakalından utan be adam sakalından..

15 yorum:

Ayris dedi ki...

şu son 2 paragrafta kendine gelmeseydin iyiydi :p

fevkalade olağan dedi ki...

iyi diyosun da.. sen gelmesen ben gelmesem kim gelecek kendime..

kırmızı ot dedi ki...

bak adamım sen zaten diğer tüm şartlar olgunlaşsa bile kozmonot olamazsın, bi kere rus değilsin. astronot bile olamazsın. olsan olsan ''gökmen'' olursun. dun. duna duna dun. kırmızı mun.
ama anlıyorum valla, cehennem başkalarıdır, resmen (lan)

fevkalade olağan dedi ki...

saol yea.. yıkılan hayallerimin enkazını un ufak ettin..

kırmızı ot dedi ki...

kıyamam. canım ya.
lunaparka götürem seni uzay mekiğine bineriz?

fevkalade olağan dedi ki...

tamam götür.. ben en çok tokuşan taksileri seviyorum.. bi de balerini.. ama binmesini değil.. böle eteği açılcak mı diye bakmasını.. alttan alttan..

kırmızı ot dedi ki...

tamam la ganha. cep telefonuna çekeriz etek açıldıkça. etek açık sen etekten açıksın. sonra yutuba filan koyarız. amme hizmeti. sen tarihi netleştir olum.

fevkalade olağan dedi ki...

10.10.2010 güzel bi tarih bence.. gerçi evlencektim ben o tarihte ama nabalım.. hem luna park düğün salonundan daha eğlenceli..

kırmızı ot dedi ki...

olm her zaman evlenirsin. lunaparka her zaman gidemiyoz ama.

dogrue dedi ki...

Geçen Su gibi programında kadın dedi ki yurt dışından evlenmek istiyom. Songüller sordu tabii niye? Ne güzel orda komşuluk yok, insanlık yok dedi, bıkmış. Şahsen kendisine hak verdim. Onunla evlenip yurtdışına gidebilirsiniz=p

gasilhane dedi ki...

Sevgili değerli ve asabi yazar,
Bence sizin işiniz yazmak. Kozmonotlar külçe külçe sıçıyo altlarına. Bu duruma düşemiycek kadar ulvisiniz.
Öptüm hacı.

yüzonikinci dedi ki...

uzay yani ennihayetinde sonsuz boşluk.sıkar bi süre sonra.
Hem uzayda da olsa insan insandır.bu sefer de dünyanın suyu mu çıktıydı ne işim var burda diyebiliten var.
Ben tahammül edemediğim durumlarda,john cage in gülümsemesinden yapıyorum.(bkz.ally mc beal)işe yaramıyor ama denemeye değer.

Mücahit Karaca dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
siz, yaşayanlar dedi ki...

bu kadar saat kozmonottan bahsetmişsin, bi kere yuri gagarin dememişsin. yuri gagarin. ve de yavuklusu tereşkova.

Enteldantel! dedi ki...

sdsfdsfdfsd çılgınsın dostum lan. Çok güldüm ama yine de oh olsun demek istiyorum. Çünkü kindarım. Senaryonu da çalmışlar zaten. İnsepşınmış. Piç.