Cuma, Eylül 24

tereddüt..

"Bir kere rüyamda kelebek olduğumu gördüm. Şimdi artık rüyasında kelebek olduğunu gören chuang tzu muyum, yoksa rüyasında chuang tzu olduğunu görmekte olan bir kelebek miyim bilmiyorum."

O an çok feci kakam gelmişti ve bi an için bile kendimi bıraksam yemin ediyorum fena halde altıma edebilirdim.. karnımdaki ağrı öyle böyle değildi.. sanırım bol miktarda gazlı bir eylem olacaktı.. hayır buna izin veremezdim.. içimden bir ses doğanın çağrısına kulak asmamam gerektiğini söylüyordu.. içimdeki diğer bir ses gurultuyla karışık homurdanıyordu.. çoksesli sindirim sistemimi bu denli karıştıracak ne yemiş olabileceğimi düşündüm.. hatırlayamadım.. onun yerine bir insanın dün ne yediğini hatırlayamamış olmasının pek hayra alamet olmadığını hatırladım.. sanırım uyku halindeydim ve bu gördüğüm en boktan kabustu.. yine de kendimi bırakmayı göze alamazdım.. bok içinde uyanacak ve bunu umursamayacak yaşları çoktan geçmiş olmalıydım.. emin olamadım.. kaç yaşında olduğumu bilemeyecek bir yaştaydım ve bu ilk tahminimle örtüşmüyordu.. aklımın bir kısmı bana büyük bir oyun oynuyor olmalıydı.. kim olduğumu kaç yaşında olduğumu ya da nerede olduğumu deli gibi merak ediyor olsam da cevabını bulmam gereken asıl soru o anda uyuyor olup olmadığımdı.. ve lanet olsun ki bundan emin olmanın bir yolu yoktu.. kendine çimdik atmak rüyada da yapılabilecek aldatıcı bir testti.. emin olduğum tek şey çok feci kakamın geldiği ve bir an önce sıçma kararı almam gerektiğiydi.. etrafıma baktım.. hiç kimseyi ve hiçbir şeyi göremedim.. bunun içinde bulunduğum müşkül durumun halline bir faydası olmadı.. uykuda da olabilirdim.. hafızasını yitirmiş bir görme engelli de.. düşündükçe iş daha da boka sarıyordu ve işin sonunun boktan ötesi boktan olacağına dair bir adet şüphe ve buna destek olan bol miktarda karın ağrısına sahiptim.. düşünmek yararsız düşünmemek olanaksızdı.. hafızamın yerine aklımı kaybetmiş olmayı istedim.. öyle ya.. aklını kaybetmiş biri kakasını tutma gereği de duymazdı.. belki de kakam geldiği için sağlıklı düşünemiyordum.. inanır mısınız bir an kendimi yeterince şartlandırabilirsem uykumdan uyanabileceğimi bile düşündüm.. fakat uykuda olmama ihtimalim bu derece bir şartlanmışlığa mani oldu.. sonsuz bir boşlukta sürekli düşüyor gibiydim.. yemin ediyorum yere çarpacağımı hissedebiliyordum.. fena çarpacağımı deli gibi hissediyor fakat aklımı kaybedemiyordum.. hala çok feci kakam vardı ve hala bi an için bile kendimi bıraksam fena halde altıma edebilirdim.. lanet olsun.. korkumdan altıma sıçamıyordum..

7 yorum:

ayşec. dedi ki...

boktan yazı harika olmuş. bunun münferit bi paranoya olmadığına da sevindim inceden. uyanık versiyonu da "lan burdan geçicem ama ya cam varsa ve ben görmüyorsam"..delilik parayla olaydı iyiydi de..işte :)

ozkanguven dedi ki...

Kurulu düzene, sanat camisine veya camiasına çok 'pis' geçirmişsin(şair burada ne anlatmak istediğini kestirememektedir)

gasilhane dedi ki...

Sıçsaydın oyunun rengini söylerdin, merakta kaldım.

nadamada dedi ki...

turuncu onun boku. demincek okudum. benim bilom yalan söylemez. kefil olurum ben.

Ayris dedi ki...

çok pis bir o anmış gerçekten...

gasilhane dedi ki...

Turuncuysa eleştirilerim başlamadan biter, turuncu boklu birine kimse bişi diyebilemez:)

altın olan her şey parlamaz dedi ki...

salıvereydin.