Perşembe, Ekim 28

parmak çocuk..

sınıfta böbürlenerek parmak kaldıran arkadaşını öğretmene işaret edip buna söz hakkı ver gibisinden sevimli mimikler yapan ezik bi çocuk vardır.. tanıdınız di mi bu piçi.. her sınıfta vardır bu modelden.. üç numara tıraşlı kafası yaramazlıklarının sabuka kaydı yarık izleriyle doludur.. aslında hiç bi sorunun cevabını bilmeyen bu piçin arkadaşlarına hava atmak için parmak kaldırıp.. öğretmen baktığında kafasını kaşıyo gibi yapması oldukça sıradandır.. en olmadık zamanlarda parmak kaldırmadan ortaya atlamasıyla aldığı parmak kaldır da konuş uyarıları ona vız gelir.. heceleyerek de olsa bildiğini okur.. Haftada bir vukuuat sebebiyle gelen annesine öğretmenlerin yaptığı zeki ama çalışmıyo.. çalışsa yapacak hergele.. yorumlarının öznesi olmuştur her zaman.. evet tembeldir ama sevimlidir kerata.. bi yolunu bulup o çirkin sıfatı sevdirmesi aslında ne büyük beceridir de kimse pek farkına varmaz o yıllarda..

işbu piç.. parmak kaldıran arkadaşını öğretmene işaret ederken aklından sınavda o arkadaşından alacağı kopyalar mı geçmez.. çalışkan arkadaş kişisi bi kızsa bahçedeki ağacın altında kıstırıp öpmek mi geçmez.. neler gelir de geçer o iki kepçe kulağın arasındaki havası inik veleybol topu ebatlarındaki kafasından..

bi kaç yıl sonra kamışına yürüyen suyun tazyikiyle üç numara tıraş yerini bol jöleli alengirli saçlara bırakır.. işte o yıllarda sütyen takmaya henüz başlayan kızların ilgisini çeker.. kızların efendi adam yerine piç tercihinin 1.60 boyundaki yürüyen ispatıdır.. daha önceleri sınıfın en çalışkanı olan ve ilk paragrafta parmak kaldırırken böbürlenen çocuğa aşık olan kızlar artık bu piçin peşinden ayrılmazlar.. parmak kaldır da konuş uyarıları yerini arkadaşım indir o elini tehditlerine bırakalı bi kaç yıl olmuştur.. parmak çocuk okul çıkışı parkta kendisinden bi kaç yaş büyük benzerleriyle ilk sigarasını yine bu yıllarda içer.. alt komşunun kızıyla öpüşür.. kelebek sallamayı.. bilardo oynamayı öğrenir.. elli küsur arkadaşı.. altı tane sevgilisi.. bir tane kan kardeşi vardır.. dünyanın en mutlu insanıdır..

zaten neden gittiğini babası öğretmenleri ve kendisinin de bilmediği okulundan nihayet ayrılır.. buna bir tek annesi üzülür.. işe girmez çalışmaz.. annesinden aldığı paranın yarısıyla kontür diğer yarısıyla bira alır.. her gün babasıyla kavga eder.. kapıyı çeker çıkar.. gece geç saatte kimse duymasın diye sessizce kapıyı açar.. babası yanında yatan karısına sen yüz veriyosun bu eşşoğlusuna.. yarın bi işe girip çalışacak.. çalışmıyosa siktirsin gitsin.. o kadar.. der.. ama piçin çalışmaya niyeti yoktur.. bi kaç işe girer.. birileriyle kavga edip çıkar.. bi kıza aşık olur.. kız yüz vermez.. arabesk dinler.. daha çok içer daha çok kavga eder.. bi yolunu bulup kızı kendine aşık eder.. vakti gelir bin türlü şamatayla askere gider.. binbir türlü palavrayla geri gelir.. komutanları onu çok sevmiş.. çok rahat askerlik yapmıştır..

annesine sevdiği kızı anlatır.. önce iş bul.. çalışmayana kız vermezler der annesi.. bu yaşına kadar güvenliği sadece tehdit eden piç güvenlik görevlisi olur.. naylon kumaşlı palyanço kıyafetini andıran üniforma ne de çok yakışmıştır ona.. artık bi işi vadır.. sevidiği kızla evlenectir.. yine dünyanın en mutlu insanıdır.. işyerinde telefon çalar.. müdür onu çağırmıştır.. aynada saçını başını düzeltir.. müdürün odasına çıkar..

parmak kaldırırken böbürlenen çocuk ceketini güvenlik görevlisine uzatır..
- bunu hemen kuru temizlemeye götür.. oyalanma sakın toplantıya giricem.. der..

arkadaşını öğretmene işaret edip buna söz ver gibisinden sevimli mimikler yapan çocuk askerden yeni gelmiş olmanın şartlanmışlığıyla..

- emredersiniz komutanım..
der.. çıkar..

o artık dünyanın en mutlu insanı değildir..

7 yorum:

Enteldantel! dedi ki...

Bilom çeşme mi bu allasen ya? Hala nerden bulup çıkarıyorsun bunları? Hayır yani kaç sene önce okudum bunu kimbilir ama yine aynı tat yine aynı heyecan yine aynı barnak yani :/

fevkalade olağan dedi ki...

vaktiyle sıçar gibi yazmışım bilom.. daha büssürü var la.. en güzeli de ne biliyo musun.. hiç modası geçmiyo.. misal bi tane var.. havalar soğuyunca yayınlıycam.. bi tane uçak düşünce.. bi tane lodoslu bi günde.. bi bi bikbikbik..

Enteldantel! dedi ki...

sdfssfds gerçekten öngörün çok yüksek bilom. Mesela ben gençlik heyecanıyla ne bulduysam yayınlamışım, hiç dememişim ki yarın bi gün elden ayaktan düşerim yazamayacak vaziyetlere gelirim şunlar da kenarda dursun dememişim. Bilememişim. Düşünememişim :/ şşşş, uçak kazalı olanı versene la ben yayınliyim, he hacı? Olma mı?

alice dedi ki...

o değil de, bizim bi komutan vardı beni çok severdi. çok rahat geçti benim askerlik.

meraklikedi dedi ki...

Orhan Kemal romanları gibi olmuş... hatır bırakmayız... hayrolsun diyelim.

fevkalade olağan dedi ki...

bilom.. en dandirik olanı seçmişin ama madem istedin bi ara gönderiyim.. ama bak o yazıyı yayınlayailmek için uçak düşürmiycen.. söz mü.. ya da düşür la istiyosan.. babamın uçağı mı sanki..

alis.. ne var.. beni de kaynanamçok sevecekmiş.. ne zaman bi yerde yemek olsa hemen üstüne gidiyorum..

kedi.. yani evet biraz andırıyor gibi ama yine de orhan kemal duymasın.. gücüne gider yattığı yerde..

bininci tekil şahıs dedi ki...

aaa hakkaten guzelmis bu blog, tebrik ettim