Cumartesi, Ekim 9

sakız..

uzunca bir süredir nerden geldiği ve ne zaman gideceği belli olmayan bir isteksizlik halini yaşıyordum.. öyle ki otonom sinir sistemiyle otomatik pilota bağlı olmasa bi gün nefes almaya üşenicem ya da kalbimin atmasından kafam şişecek ve o dakka biticekti her şey.. bu çok boktan bir ruh hali.. kendi gülmelerimin sahte oluşundan pay biçip aslında herkesin çok mutsuz olduğunu ve fakat bunun farkında olmadıklarını düşünür oldum.. bununla kalmayıp diğerlerini de ayıktırmaya.. onları da mutsuzluk çemberime katılmaya davet ettim.. nerede ya da kiminle olursam olayım gündemim mevzum bu bıkkınlık.. bi süre sonra kendimi etrafa mutsuzluk saçan biri olarak görmeme sebep oldu.. piskolocilerimin bozulduğuna hükmettim.. kendisimi karantinaya kapattım..

karantina sürecim çok verimsiz geçti.. mecbur kalmadıkça evden çıkmadım.. kıyafet değiştirmedim.. tıraş olmadım.. hayatıma bi çorap olsun yeni bişey sokmadım.. kendimi nadasa bıraktım.. bi miktar psikoloji okudum.. çeşit çeşit ruhsal bozukluklardan kediminkini seçmeye karar verdim.. hangisini okusam tıpkı ben.. hangisini okusam hiç ben değil.. pisikoloci bilimine olan saygımı yitirdim..

sonra filim izlemeye başladım.. deli gibi filim izledim.. filimler yaşadığım hayatı bi kenara atıp başkalarının hayatlarıyla oyalanmamı sağlıyordu.. beni ikişer saatliğine hayattan koparan filimler artan dozlarda almaya başladığım uyuştrucum oldu.. sonra durdum.. oldum olası bağımlıktan nefret ederim.. kendimi beğenmişliğimden olsa gerek her hangi bişeye bağlanmak ve bu bağımlılığın irademin önüne geçtiğini görmek canımı sıkar.. gereksiz yere irademi yaşatmak uğruna isteklerimle inatlaşırım.. yine inatlaştım.. ben kazandım..

hani bazen olur.. her zaman gördüğünüz bi şeye bi an gelir çok farklı bi gözle bakarsınız da sanki o şeyi ilk kez görüyormuşsunuz gibi gözünüzü ondan alamazsınız.. bazen şarkılarda da olur bu nane.. onbininci dinleyişimde çok sevdiğim şarkılar olmuştur mesela.. işte bugün bana bundan oldu.. her bi kimsenin her zaman söylediği bişey geldi aklıma.. küçük şeylerle mutlu olmak.. bunu o kadar çok duydum ve hatta belki söyledim ki.. sıradanlığı işlevselliğinin önüne geçmişti.. ama bu gün söylediğimde farklı bişey oldu.. sadece söylemedim. hissettim.. adeta iman ettim.. biat ettim.. tamam abarttım..

hemen denemeye karar verdim.. üzerimi değiştirip dışarı çıktım.. bakkala gidip bir tane şekersiz sakız aldım.. parktaki banka oturdum.. birazdan ağzıma atacağım sakızın hayatımda çiğneyeceğim ilk sakız olacağına kendimi inandırmaya çalıştım.. sakızımı ambalajından çıkardım.. ağzıma attım.. çiğnemeye başladım.. biraz sertti.. ne olduğunu anlayamadım ama hoşlandığım bi tadı ve kokuyu ağzımda hissettim.. çiğnemeye başladım.. dişlerimi sıktığım halde birbirlerine sürtmüyor olmalarına hayret etmeye çalıştım.. ettim.. bir taraftan sakızımı çiğniyor bir taraftan da aptal aptal gülümsüyordum.. sonra çok daha değişik bişey denemeye karar verdim.. sakızı öndeki dişlerime yaslayarak dilimle düzleştirdim.. orta yerinden dışarı doğru bir bombe yaptım.. dilimi geri çekip o boşluktan dışarı üfledim.. sakızın kaçmasını engellemek için dudaklarımla prosese mukayyet oldum.. şişirdim.. şişirdim.. patladı.. güldüm.. mutlu oldum..

kolaymış la..

16 yorum:

Aslı dedi ki...

Süpersin! Yazı ve düşünce harika, eline sağlık.

pusarık dedi ki...

ben de benzer biçimde göçüntü halindeyim velakin sakız değil de melisada medet umdum, kendimi alkole dönmüş eski bir ayyaş gibi hissettim önce melankoliye iyi geliyormuş diye içmeye başlamıştım zamanında, cozutunca ev arkadaşlarım yasakladı bana melisa çayını, şimdi iyi geldi mi bilmiyorum ama şu an bunları yazarken bile kikir kikir gülüyorum, yok yani komiklikli de yazmadım ama tutamıyorum ki kihkihkih :)))

fevkalade olağan dedi ki...

aslı.. aman efem beni utandrıyosunuz.. neden utandırıyosunuz lan beni.. sizi utandırsalar hoşunuza gider miydi.. utanmasslar..

puzarık.. melisalı sakız yapabilirsek çok şahane bi icat olur zannımca..

dogrue dedi ki...

Bence sakız şekerli olsaydı, daha mutlu olunabilirdi.

fevkalade olağan dedi ki...

bence olmayana takılırsan hiç mutlu olamazsın.. öeaah.. kişisel gelişim kitabı gibi oldum.. kendimi imha edesim geldi.. bu ben olamam.. değilimdir heralde.. hem neden mutlu oluyoruz ki.. hayır mutlu ounca ne olacak.. daha çok mu mutlu olucaz.. çelişik çelişik işler..

alice dedi ki...

son paragrafla ondan önceki bikaç cümle hariç ''aa benim ki bu'' demiştimdi. sağlık olsun sen ben muhabbeti mi var sanki aramızda.

fevkalade olağan dedi ki...

yok yok.. şu an itibariyle yine aynı kafadayız senle.. hem mutlu olmak hiç hoş bişey değil.. böle gülüyosun hep.. yüzün kırış kırış oluyo.. ivrenç..

gasilhane dedi ki...

Amelie olmuşuz:) Sen yazmadın,ben okumadım. Sssshh..

dogrue dedi ki...

Şekersiz sakızı çiğne çiğne bitmez, sıkar. Ama şekerli sakız daha mutlu edip erken gider, sıkmaz. Hep mutlu olursak ya da hep mutsuz olursak sıkılırız, o yüzden şekerli sakızı hayatımızdan eksik etmemeliyiz. Saçmalıyorum, biri beni durdursun=p

fevkalade olağan dedi ki...

gassal.. sana şiddet uygularım..

dogrue.. yut o sakızı yut.. çiğne çiğne nereye kadar.. yut bak çok mutlu olucaksın.. "oh be"lere karışcaksın..

alice dedi ki...

aferin lan aferin mutsuz olalım böyle geberelim mutsuzluktan.
zaten mutluluk sadece düşüncede olan bi şey ki hayata geçirilmesi mümkünsüz.
üzünçle öperim gıdıdan.

fevkalade olağan dedi ki...

bi an mutlu olmak gibi bi gaflette bulundum ama şükür tanrıma doğru yolu buldum.. yaşasın karamsarlık.. varolsun kötümserlik.. esselatuhayrunminennevm..

alice dedi ki...

efkar-ı mütemadi

fevkalade olağan dedi ki...

ben en çok namütenahi demeyi seviyorum.. efkarı namütenahi olsun mu o.. hadi be.. olsun.. bi kere olsun..

alice dedi ki...

olsun anasını satiim

nada mada dedi ki...

yorum yazmaya üşendim