Pazartesi, Eylül 26

içim döküldü.. bi bez alıp geliyorum..

bitkileri sevmeyen insanları sevemez.. ben bitkileri severim.. hayvanları da yerim.. yerim onları ben.. zaten bi insanın hakkıyla doyabilmesi için et yemesi şart.. insan derken erkeklerden bahsediyorum.. kadınlar insan değil çünkü.. onlar melek..

vejetaryenleri sevmeyen insanları sevebilir.. ben öyle yapıyorum.. vejetaryenleri sevmiyorum.. vegetarian.. ermeni soyadı gibi.. ermenilerle alıp veremediğim bi şey yok.. ama demiştim.. vejetaryenleri sevmem.. çünkü hayvan yemiyorlar.. şayet bi şeyin yenmemesi gerekiyorsa bence o şey bitki olmalı.. hayvan dediğimiz hayvan oğlu hayvanlar insanlardan sonra gelen en adi en şerefsiz yaratıklar.. halbuki bitkiler.. onlar masum.. kessen doğrasan gık demez.. o kadar da ağırbaşlı yavrucak.. bazen bir bitki olmayı çok istediğim zamanlar oluyor sık sık.. ama şimdiki zaman o zamanlardan biri değil..

bu evlatlık edindiğim ikinci bitki.. ilki bir öeaa.. adını unuttum.. beyazlı yeşilli yapraklı zehirli bişeydi.. o sıralar öğrenciydim.. öğrenci evinde bi gurup bedevi ile yaşıyordum.. bi gün kapıyı açtım ve ordaydı.. kapıma bırakılmış öksüz yetim bir bitki..nereden ve nasıl geldiğine dair hala en ufak bi fikrim yok.. topraksız ama canlı.. orada öylece yatıyor.. aldım.. önce suda beklettim.. yaşadı.. sonra çiçekçiden toprak alıp ektim.. adımımızı bastığımız yer toprakken çiçekçiden toprak almayı hala bir yere koyamıyorum.. ama sevgi emektir.. sevgi düşünmeden hareket çekmektir.. sevgi kredi kartı patlatmaktır.. ben de sevdim.. çok sevdim.. o bitkiyi evladım gibi sevdim.. evdeki bedeviler saksısında sigara söndürdüklerinde bi bebeğin totoşunu temizler gibi temizledim altını.. sigara dumanında boğulmasın diye balkonda havalandırdım.. üşütmesin diye içeri aldım.. yapraklarına hohladım.. sonra.. büyüdü işte bu.. baya büyüdü ama.. ben de daha büyük saksı aldım.. o daha da büyüdü.. benim kadar oldu kerata.. sonra işte ben taşındım.. o orda kaldı.. çünkü çok büyümüştü.. o kadar çok büyümese şimdi hala birlikte olabilirdik.. olamadık.. ne diyeyim.. hakkımızda hayırlısı..

bu seferki evlatlığım bir menekşe.. yeni taşındığım yerde benden önceki kiracı unutmuş.. ben de taşındıktan bi kaç hafta sonra buldum.. minicik bi saksıda.. solgun.. bitkin.. çok susamıştı.. su verdim.. kendime de bi soda açtım.. karşılıklı içtik.. pek konuşmadık.. biraz içine kapanık bişey.. belli ki bana susması gereken önemli şeyleri vardı.. ben de üstelemedim.. sonra kendine geldi bu.. eski sararmış yapraklarını kopardım.. geçmişe bi şerit çektik.. sünger de olabilir.. geçmiş gün.. ne çektiğimizi hatırlamıyorum.. önümüzdeki güzel gölgeli günlere baktık.. sonra bi gün iki tane minik mor çiçek açtı.. meğer konuşamıyormuş.. derdini polenlerle anlatıyormuş evladım.. beni sevdiğini o gün anladım.. o gün baba oldum.. fakat bu yük tek başıma taşıyamayacağım kadar ağırdı.. miniğimi aldım ve sevdiğimin evine götürdüm.. baba otoritesi kadar ana sevgisi de şart.. gel zaman git zaman.. sevdiğimin kedisi.. ki o da üvey oğlum olur.. yeni evlatlığımızı dişledi.. en taze yapraklarını ve çiçeğini kopardı.. olabilir.. aile içinde olağan şeyler bunlar.. ben de ne yapayım.. hasarlı yaprakları dibinden kırdım.. çünkü benim büyüdüğüm coğrafyada yere düşen çocuklar elinden tutup kaldırılır ve üstüne neden düştün diye bi güzel dövülür.. babalığın kitabını baştan yazamam ya.. ben de evvelce ne okuduysam onu yapıyorum.. iyi de yapmışım.. bi vakit sonra yepyeni yapraklar çıktı.. bi tane minik ve bi tane de daha minik.. sevdiğimden yapraklara isim bulmasını istedim.. büyük olanın adını yaprak koyduk.. ufağı da yeşim.. ikisi de birbirinden nazlı.. kız babası olmak çok zor..

özetlemek gerekirse.. ıspanak güzel bir yemektir.. ama döner daha güzeldir.. bitkiden evlatlık olur.. benden baba olmaz.. bi sevgilim var.. kendisi de en az benim kadar salak.. buradan kendisine selam sallayıp el göndermek istiyorum.. lütfen akşama bişey pişirme.. bazılarının akşama ne pişirsem derdi oluyo.. benim yok.. onun yerine eyvah akşama ne yemek zorunda kalıcam derdim var.. ama olsun.. aile içinde olağan şeyler bunlar.. yazmayı da özlemişim uzattıkça uzatıyorum.. daha fazla uzatmıyorum.. bitti..

3 yorum:

femme fatale dedi ki...

benim evimde yaklaşık 10 tane evlatlıgım var o zaman bi de barınaktan aldığım besleme köpeğim.))) eve geldiğinde çiçekleri fark eden adama da aşık olmaya karar verdim

yapraaan anası dedi ki...

gel gel ortaam akşama, etli menekşe yağnisi var..
Sen de gel femme fatale, sana da Romoş'u ayarlarız, çiçekleri farkeden daha ala bir erkek bulamazsın netcede..

yapraan danası dedi ki...

bi çiçek olarak fatmagül'ü evlat edinmek istiyorum, her gece izleyebilirim bence..