Pazar, Mayıs 27

Malihüya - 4


‘Bu şehirde bir semti öğrenmenin en bilindik yolu o semtte bir kere kaybolmaktır.’
Karanlık bir oda. Gecenin ilerleyen saatleri. Sessizliği bozan bir çift ses. Biri erkek. Diğeri kadın. Uzaktan geldiği için midir, ne dedikleri anlaşılmıyor. Kısa cümleler. Neredeyse tek kelimelik. Metronomla düzenlenmişçesine ritmik. Biri sözünü bitirir bitirmez diğerinin sesi duyuluyor. Bazen daha gür. Bazen daha sinik. Başka bir dil bu konuştukları. Ne kadar kulak kabartsam da anlayamıyorum. Ama belli ki onlar anlaşıyor. Evet, bu bir dil. Başkaları adına ‘horlama’ deyip hor ve hakir görse de aslında bu bir dil. Belki de bu dili öğrenebilmek için ömrün büyük olan yarısını o eşle birlikte geçirmek gerekiyor. Yıllar boyu onunla aynı yemeklerle beslenmek. Aynı sıvıları almak. Aynı havayı solumak. Diğerinin ciğerinden çıkan nefesi içine çekmek. Aynı iyi haberlere sevinmek. Aynı acıların yasını tutmak. Aynı hayalleri kurmak. Aynı hayal kırıklıklarını yaşamak. Aynı insanlara ‘oğlum’ ve ‘kızım’, aynı çocuğun sevimli hallerini anlatırken ‘bizim büyük torun’ demek. Gece yatmadan önce aynı yüze sevgiyle iyi uykular dilemek. Her sabah uyandığında aynı yüzle karşılaşmak. Ona günaydın demek. Onsuz olduğu günleri hatırlayamayacak kadar onunla olmak. Kırışıklarla birbirine benzemeye başlayan yüzler. Ve en az sokaklarında elimdeki adresi bulmaya çalıştığım bu yabancı semt kadar yabancı olduğum bir sürü şey.
Hayallerimden sıyrılıp kaybolduğum ara sokaklarda adres soracak birilerini bulmaya çalıştım. Yanlış kişiye adres sormak çoğunlukla doğru güzergâhtan uzaklaşmakla sonuçlanır ve bu şehirde adres sorana bilmiyorum demek büyük ayıplardandır. Hatalı bir tarifin peşine takılamayacak kadar çok zaman kaybettim. Dur bakayım. Su birikintisinde oynayan anne dayağı adayı çocuklar. Olmaz. ‘Leyla’da kalma faslı’ndaki yapışık kumru çift. Olmaz. Bir ara ölmeyi unuttuğu için beş yıl kadar fazladan yaşamış, donuk bakışlı ihtiyar. Olmaz. Cilala parlat egzersizleri yapan kung-fu’cu taksi şoförü. Biçilmiş kaftan.

— Kaptan az bakar mısın? Sanrı Sokak ne tarafta?
— Düz git ikinci sağdan gir. Camiyi geçtikten sonra sol. Yahudi Mezarlığı boyunca devam et. Kilisenin köşesinden girdin mi göreceksin.
— Sağ olasın.

Devam edecek..

Hiç yorum yok: