Çarşamba, Mayıs 22

o soru..



ülke çapında öğretmen atamalarının bilgisayar ortamında yapıldığı baş öğretmen salonunda seyrek bıyıklı kumaş pantolonlu ufak tefek bir çocuk dikkatimi çekti.. yanına gittim..

- sen de atanmak için mi..
-- hayırlısıysa inşallah..
- bıranş ne..
-- ilahiyat.. din kültürü.. nasipse..
- benim de ingilizce..
-- sizin kolay.. atanırsınız kesin.. bu benim üçüncü denemem.. kpssden iyi aldım bu kez.. allah izin verirse atanırım inşallah..
- hee.. hayırlısı allahtan..
-- amin.. memleket nere..
- bursa.. orasıdır heralde.. çocukluğum orda geçti..
-- başlamadı hala.. çok heyecanlıyım.. bu kez atanırsam ilk maaşımla kurban kesicem..
- bu kadar çok mu istiyosun öğetmen olmayı..
-- elbette.. çok kutsal bi meslek bu.. peygamber mesleği.. çocuklara allahı anlatmak.. onları hak yola sevketmek.. sevaplarına vesile olmak.. harika bişey değil mi..
- bilmem.. öyledir heralde.. kurra başlıyo galiba..
-- evet başlıyo.. ben ön tarafa geçiyorum.. allaha emanet ol kardeşim.. inşallah sen de atanırsın..
- had işalla..

yanımdan ayrıldı.. kalabalığın içinde kayboldu.. onu bir daha hiç görmedim.. onun gibisine de pek görmedim.. bu kadar idealist.. bu kadar istekli.. bu kadar öğretmen olmayı hakeden bir öğretmen adayı.. atandı mı hiç bilmiyorum.. ama çok iyi bildiğim bişey var.. şayet atandıysa.. er ya da geç.. gizli ya da açıktan.. ama mutlaka.. öğrencierinin aklını kemiren şu soruyla karşılamıştır.. hem de başka hiç bi soruyla olmadığı kadar çok.. belki yüzlerce.. belki binlerce kez..

hocam ossbir çekmek günah mı..

Hiç yorum yok: