Cumartesi, Aralık 26

yeni yıldan bi şey beklemiyorum..

afedersiniz ama 2010 dan da.. başka yıllardan da bi sikim beklemiyorum.. zaten yılbaşı dediğin ekvator gibi hayali bi çizgi.. günleri sayıyosun.. 365 tane olunca yıl oluyo.. saçma.. böle nerde başladığı nerde bittiği hayal mahsulü bi zaman ölçü biriminden ne beklenir.. hadi bekledim diyelim.. o masum bu beklentimi gerçekleştirmek için ne yapabilir.. bırakın bu işleri bilader.. alayı batıl inanç bunların.. bilim diye bişey var.. çemberin başlangıç ve bitiş noktası olmaz.. hiç mi riyaziye endaze falan okumadınız yeaa..

kaldı ki bu beklenti şeysi bi tek yeni yıla girerken oluyo.. sonra da unutuluyo.. misal bunları sene başında bi yere yazıp.. sonra sene sonu geldiğinde ne kadarının gerçekleştiğe hiç bakmıyoruz.. eskiyen yıldan hesap sormuyoruz.. yaptığı yanına kar kalıp siktiroluyo gidiyo işte.. hadi o gitti.. yeni gelen yıla gözdağı da vermiyoruz.. beklentiler orda öle kalıyo..

hadi defteri kitabı açıp değerlendirdik diyelim.. neye yarar.. misal yıl sonu bilançosu çıkarıp 2009 a not mu vericez şimdi.. tamam verelim.. 2009 beklentilerin çok altında bi yıl oldu.. tam bi hayal kırıklığıydı.. babası 2008 kadar bile olamadı.. otur sıfır.. peki ne değişti.. bu değerlendirmenin bize ya da kozmostaki en ufak bi varlığa en ufak bi faydası var mı.. 2009 karşımıza bi daha gelirse daha temkinli mi davranıcaz.. yok bilader ben bunu evvelden tanıyorum.. çok tırt bi yıl..ben bu yıl yaşamıycam mı diycez.. bu tür peryodik kutlamaları padomime benzetiyorum ben.. hakketten saçma.. benzetme saçma yani.. pandomimle ne alakası var la bu durumun..

iki sıfır bir sıfırdan tek bi beklentim olabilir.. o da vakti zamanı gelince bitmesi ve yerini iki sıfır bir bire bırakması.. yer küremizin ısı ve ışık kaynağımız olan güneş etrafında bir turunu daha sağ salim tamamlaması yani durum.. abartmaya kırmızı don giymeye falan hiç gerek yok..

son olarak yılbaşında ne yapıyosun sorularından da ayrıca tiksindiğimi ifade edip bitiricem.. çok kottür yazdı.. uzatmayalım.. yılbaşında hiç bişey yapmıyorum.. siz de etrafınızdaki insanlara sormayın böle şeyler.. hem ben size aybaşınızla ilgili şeyler soruyo muyum.. benim için de yılbaşları benzer huzursuzlukta dönemler.. eğlenmenin zorunlulukmuş gibi algılanması sinirlerimi bozuyo.. inadına eğlenmiyorum.. sevmiyorum bilader.. zorla mı.. yaşasın sıradan günler.. hadi kapattım.. bay..

Perşembe, Aralık 24

olağanüstü yavuşak..

24 aralık 2008
şuan acayip asabiyim.. birilerine çatasım.. öfkemi höyküresim.. yolda geçen insanlara gelişine yarım vole çakasım var.. neden diye sormayın sıçmıyım ağzınıa burnunuza.. bilok yazıyosam anlatıcam bişeyler heralde.. anlat anlat açılırsın diyenlerin de soy ağacına kibrit suyu dökeyim..

ama suç bende.. kendi çabasıyla elde ettiği en değerli varlığı şeyi egosu olan.. başka da bi sikimi haketmeden kucağında bulan.. nasıl olduysa edindiği ünvanı cebine koyduktan sonra ilgilendiği tek okuma uğraşı krosword pazıl çözmek olan.. diğer her konudaki eksikliğini çirkefliği ile örtebileceğini sanan birine ayar vermiyceksin bilader.. hele ki bu insan üretimine çöp dediğinde üretimin çöp sayılacaksa hiç mi hiç ayar vermiyceksin.. orda seni yatırıp sikse beline sağlık deyip unutmaya bakıcaksın.. gerekirse 8 yıldır içinde tuttuğun herşeyi bi sekiz yıl daha içinde tutacaksın ama gık demiyeceksin.. evet hocam.. tabi hocam. çok haklısınız hocam.. daha önce ne kadar haklı olduğunuzu söyleyen oldu mu hocam.. haklı olduğunuzda çok güzel oluyosunuz hocam.. diyip göt deliği dışında her bi deliği kapalı şeresiz maymun olucaksın.. olucaksın ki senin kullanmadığın egoyu da o alsın.. senin üzerinde kullansın..

hem bi hocaya
"bilmediğiniz bi konuda benim yannış bildiğime nasıl hükmedebiliyosunuz.."
"bunun batıl inanç olduğunu söyleyin bana.."
"tamam bunları yazıcam ama altına kaynak olarak benim hocam böyle düşünüyo yazmam gerekecek.."
"böyle bişey yok.. yoku nasıl ispatlarım.. benden olmayanı ispat etmemi beklemek yerine siz olduğunu gösterseniz daha kolay olmaz mı.."
gibi saygısız ithamlarda bulunmak hem çok ayıp hem de çok günahtır.. bizim kültürümüzde hoca her zaman haklıdır.. tabi.. evet.. bunların hepsi.. tabi canım.. şüphem mi var.. aksini düşünmek mümkün mü.. zaten bana da cinnet geçirmem için bi sebep lazım.. "anlatamıyorum galiba" derken sözümün bi "bilmediğin için anlatamıyosun" la kesilmesine çok ihtiyacım var.. "bugün de herkes bana bişey öğretiyo" gibi 60lık bir ergen isyanıyla ancak kendime gelebilirim.. ne kadar sikindirik bişey için kafa yorduğumu.. hayatı çekilmez kılan.. o çok önem verdiğim.. ne kadar zor gelse de yoğunlaşıp zaman ayırdığım.. tüm tembelliğime rağmen madem yapıyorum hakkıyla yapayım dediğim nanenin bi tartışmayla çöp olabilecek boş bi uğraş olduğunu başka türlü anlayamazdım.. her zaman olduğu gibi bi başkasına kızarak başladığım bi mağcera yine en çok kendime kızarak bitiyor.. başladığım güne lanet olsun.. bırakamadığım her güne bi daha lanet olsun.. bu yüzden kendimi bi bok sandığım her güne bin lanet daha olsun.. bi insan kendine bu zulmü reva görüyosa o insan dünyanın en ebleh insanıdır.. başka hiç bi kimseye bişey deme.. hor görme.. burun kıvırma hakkı asla yoktur.. hakkım yok.. ama yine de beni kendimden soğutanlar da şahin kayla hüseyin üzmez arasında sandöviç olsunlar işalla..

24 aralık 2009
aslında fena insan değil.. tamam arada bi tırnaklarını çıkarıyo ama hangimiz mükemmeliz ki.. yani egosunun hafiften kabarmış olmasının da haklı gerekçekelri var.. iyi kötü koca bi ömür vermiş işine.. binlerce pohpohlayanı olmuş.. olur olur.. o kadar kusur kadının bizzat kendisinde bile bulunur.. hem ben de çok ağır konuşmuşum.. daha dünkü bok çıkmış akıl veriyo.. olcak iş mi canım.. tonton bi teyzeye yapılır mı bu.. öğrenci dediğin biraz şöle olucak bi yerde..

- hocam.. üzerinde düşününce eleştirilerilerinzde ne kadar haklı olduğunuzu farkettim.. elimden geldiğince dikkate alıp düzeltmeye çabaladım.. bu haliye çok daha içime sinen bi metin oldu.. o gün çok anlayamamışım ama şimdi teşekkür etmek istiyorum..

- izin verirseniz bu cümlenizi hemen not almak istiyorum.. başlık 3.5.2. de anlatmak istediğim tam olarak buydu.. harika tek cümlelik bi özet oldu..

- anladım.. aslında o konuda benim de çekincelerim vardı fakat bi çözüm bulamamıştım.. hemen bu akşam düzeltiyorum..

- bu çok iyi oldu.. yani tecrübe böyle bişey heralde.. ben aynı metni 20 kere okudum ama hiç birinde bu ayrıntıyı yakalayamadım..

- yea.. çok klişe bi şey ama inanın dolu dolu hissederek söylüyorum bunu.. gerçekten hakkınızı ödenmez.. sizin önerileriniz olmasaydı bu tez buraya gelmezdi.. teşekkür ederim.. izin verirseniz elinizi öpek istiyorum..

yeaani ideal öğrenci olmak buyumuş meğer.. nasıl bi sevgi çemberi olduk.. nasıl karşılıklı iltifatlar.. çok akıllı çucuk bu lar.. ben zati her zaman takdir etmişimdir ler.. çok güzel bi çalışma olucak lar.. kucaklaşmalar.. öpmeler.. okşamalar.. daha neler neler..

" onurlu ama öfkeli olmaktansa yavuşak ve mutlu olmayı tercih ederim.."
robert boş..

Salı, Aralık 22

olağanüstü halsizlik..

telefonun ağzını bıçak açmıyor.. umrumda değil.. kapı zilindeki kanaryanın her cikciklemesi bi ağıt.. neredeyse beni de ağlatacak.. lavabonun musluğu damla damla göz yaşı döküyor.. teskin etmeye elim varmadı.. düdüklü tencere huysuzlandı.. aklınca kapris yapıp kapağını açtırmıyor bana.. üstüne gitmedim.. düdüksüzüne nazım geçti.. o daha sessiz ve ağırbaşlı ne de olsa.. cam boyundaki menekşe bi kaç kez intihara teşebbüs etti.. ölen yapraklarını kendi toprağına gömdüm.. sigara izmaritleriyle koyun koyuna huzur içinde yatıyorlar.. perdeler pek bi sarardı.. hastalar galiba.. sormaya korkuyorum.. tersine ırkçı çamaşır makinası bütün beyazları boyadı.. sanırım bana bişey anlatmaya çalışıyor.. keşke daha açıksözlü olabilse.. elektrikli süpürge de bana bozuldu sanırım.. en sevdiği prize taktım bana mısın demedi.. vileda banyoya kapandı.. altmış sekiz gün oldu dışarı çıkmıyor.. önemsemiyor göründüm.. umarım atlatır..

bugün kültablasıyla dertleştik biraz.. havadan sudan.. eski kışlardan.. kültablası olmanın zorluklarından.. memleket meselelerinden.. vizyondaki filmlerden.. yabanileşen dünyanın daha da tekilleştirdiği birinci şahısların yaşadığı kimlik bunalımından.. kuşların tuvalet eğitimi almasının ne kadar yerinde olacağından.. sigaranın masumiyetinden.. su arıtma tesislerinde imam istihdam etmenin ve şehre okunmuş su vermenin yerli yerinde bir fikir olduğundan.. aşkın yer üstünde en çok tanımı olan ve fakat tamınlanamayan tek şey olduğundan.. biraz da senden bahsettik.. ben bilmiyor sanıyordum.. ruj izli sigara izmaritlerinin noksanlığından anlamış meğer.. beni üzmemek için açmamış konuyu.. o da özlemiş..

Perşembe, Aralık 17

sümkürmatik..

bi insanın aldığı bütün içecekler.. su.. çay.. kahve.. anasından emdiği süt.. hepsi sümük olur da burnundan gelir mi.. cevap veriyorum.. gelir.. gelmekte..

reklamlarda yere göğe sığdırılamayan ultra mega soft kağıt mendiller olsun.. göt bezinin postmoderen çağdaki karşılığı olan dübür dostu tuvalet kağıtları olsun.. üç gün süren sürtüştürme seanslarını sonunda zımpara kağıdından farksız hissedilir mi.. cevap veriyorum.. hissedilir.. hissedilmekte..

en kıytırık hastalık deyip kimsenin iplemediği şu nezle illeti bile bünyeyi etkisi altına aldığında ne beter etkileri oluyor.. çekmeyen yoktur ama şu an itibariyle ben deniz gibi çekmekte değilseniz de unutursunuz.. ta ki kalabalık bi ortamda fıırrrrşşt diye burnunuzu temizleyip çevrenizdekilerin tiksinen gözlerle size baktığını farkettiğiniz ana kadar.. bi de bi dallama çıkar da yuh hayvan.. o ne be.. derse yandık ki ne yandık.. adi herif hasta ruhundan anlamıyo ki.. koskoca hipokrat bile yemin billah etmiş hastayla dalga geçersem iki gözüm önüme aksın diye.. bu hala komik olup karılara hava atma derdinde.. yıllarca dişinizle tırnağınızla biriktirdiğiniz karizma puanlarını tek kalemde kaybettiniz.. geçmiş olsun..

ama duuur.. daha geçmedi.. bu utancın yıkıcı etkilerini en az üç gün boyunca günde zilyon kez tekrar tekrar yaşayacak olmak var daha.. yetti mi.. cevap veriyorum.. bana yetti.. size yetmediyse devam ediyim..

anketsever bi akkaş çıksa ve şu dünyadaki en güzel nimet nedir dese kendisine siktir git bi çay koy dememişsem şayet.. kesinlikle fasılasız bir gece uykusudur derim.. ah uyku aahh.. nerdesin sen kaç gündür.. ilk yattığımda akıntıdan.. sonrasında tıkantıdan mütevellit.. uyku arası.. gözler yarı açık bi vaziyette.. mendil ve su arama çabaları aslında başlı başına bir kabustur.. lakin uyku içinde değil.. arasında yaşanır..

ancak.. en faydalı icatlar en müşkül anlarda gelir insan evladının aklına.. evet.. hazır olun.. bomba bi icat geliyor.. birileri noter çağırsın.. ne biliyim nöbetçi patentçi yok mu orda bi yerde.. çok para kazanıcaz bu işten çook..

hani şu dişçilerde.. hekim ağzınızı bi timsahınki kadar açıp.. laylon kaplı haliyle insanı bin türlü çağrışıma gark eden kıllı parmaklarını o açık ağzın içine sokup sokup çıkarırken ve engizisyon işkencelerinden kalma aletlerle sizi oylum oylum oyarken.. ağzınızın içinde biriken salyaları ve her türlü sıvıyı hhüüüüpp diye çeken mini bir alattirinkli süpürge vardır ya.. bildin mi.. hah o işte.. onun burun için olanı.. evet karşınızda yepisyeni bir icad.. sümkürmatik.. adı da kendi gibi bi yaratıcılık dehasının mamülü..

düşünsenize.. sümkürme derdi yok.. yara oluncaya kadar burun silme derdi yok.. sokacaksın aleti burnuna ne kadar salya sümük varsa iki saniyede çeksin alsın.. ohhhh.. misss.. sen söyle vatandaş.. böyle bi dünya daha yaşanılabilir olmaz mı.. bi vatandaş olarak cevap veriyorum.. olur.. olmalı..

türk mühendislerini göreve çağırıyorum.. fikir benden diğer ıvır zıvır bok püsürü yapması sizden.. parayı da kırışırız.. memlekete istihdam lazım.. işlem hacmi lazım.. gelin büyütelim şu ekonomiyi.. gelin kurtaralım şu nezle mağdurlarını bu illetin kötü etkilerinden.. yaşasın cunhuriyet.. kafi miktarda ünlem..

Cumartesi, Aralık 12

inanç dünyası..

yürümeye başlayalı bir saat kadar olmuştu.. güneşin yokluğundan yüz bulan havanın soğuğu ellerinden ve ayaklarından başlayarak vücudunu kemiriyordu.. yürümekten mi yoksa soğuktan mı daha çok hazzetmediğini düşündü.. çekimser kalmayı tercih etti.. elindeki boş oy pusulası yönleri bilmiyordu ve o esnada küçük bi caminin yanından geçiyordu.. hayat bilgisi dersinden öğrendiği kadarıyla yön bulnanın bir yolu da cami minaresine bakmaktı.. tevafuk.. ezan da okunuyordu.. din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden kalma bilgileriyle allahın arap lisanında gönderdiği davetiyenin spontane çevirisini yaptı.. haydi namaza.. haydi kurtuluşa..

o anda yapılacak işler boş kümesinin bir alt ve daha boş kümesi olan yapılacak daha iyi bi iş kümesinin hayali elemanlarının teklifini geri çevirmedi.. ayaklarının dümenini caminin bahçesine kırdı.. camiye girecekti ki abdest alması gerektiğini hatırladı.. yüzünü ekşitti.. vazgeçmedi.. sadece başladığı için devamını getirdiği işler kümesine yeni bir eleman almaya karar verdi.. şadırvanın başına geldi.. paltosunu ayakkabılarını çoraplarını çıkardı.. sessize alınmış bi telefon gibi kesintili titredi.. kollarını ve paçalarını sıvadı.. kutsal striptizin bütün gereklerini bir bir yerine getirdi.. ıslanan kollarından çıkan su buharını görünce çocukluk arkadaşını görmüş gibi gülümsedi.. terli çoraplarını ıslak ayaklarına geçirdi.. yüzünü kazağının kollarına sildi.. yünlü kazağın pamuk havluya rakip olamamasına içerledi.. hala ıslak olan kaşlarından aldığı hınçla açık havada ve havlusuz bir ortamda abdest almanın soğuktan da yürümekten de daha beter hazzedilmeyesi bi şey olduğuna hükmetti.. ayakkabılarının arkasına basarak kötürüm adımlarla camiye girdi.. bismillah..

buğudan perdeyle kapanan gözlüklerinin yavaş yavaş açılmasıyla kendisine bakan yedi çift ve bir tek gözle karşılaştı.. içerideki tenha sayılabilecek kalabalığın sürpriz bir doğum günü kutlaması yapmak için organize olmuş muzur arkadaşları olduğunu düşledi.. bu saçma kurguyu başladığı için devamını getirdiği işler kümesine almadı.. işlerinin kesat olduğu müşteri sayısının azlığından belli olan bu mahalle camisinin somurtkan cemaati bu gence garipseyerek baktılar.. yeni çocuğa caminin yaş ortalamsını düşürdüğü için kızgın gibiydiler.. beyazlar içindeki imam ve beli bükülmüş ihtiyar heyeti ona pamuk prenses ve yedi cücelerin olabilecek en tuhaf uyarlaması gibi göründü.. bu kurgu çok gizli doğum günü kutlama çetesinden daha sevimli geldi.. gülümsedi.. farzı kılmak için hareketlenen cücelere katıldı ve pamuk imamın arkasında yerini aldı.. imama uydu.. allahuekber..

pamuk imam fatihayı okurken o allaha gerçekten inanıp inanmadığını düşünüyordu.. lehte ve aleyhteki deliller terazinin kefelerine konduğunda mutlak bir eşitlik vardı.. meşhur terazi tutan adalet heykeli gibi gözünü kapadı ve yine çekimser kaldı.. çabuk toparlandı.. bu düşüncelerin ne yeri ne de zamanıydı.. papatya falı bakmayı daha geniş bi zamana bıraktı.. hiç bi şey için değilse bile jeopolitik konumu gereği çizginin inanıyor tarafında kalmayı seçti.. o bunları düşünürken pamuk imam sarıkla silindirleştirdiği kafasını çevirerek sağ yanındaki meleğe selam verdi.. imamdan sonra o da aynı pandomimi tekrarladı.. bir de göz kırptı meleğe.. essalamun aleykum ve rahmetullah..

namaz bitti.. şaşı müezzinin anonslarıyla askeri nizamda tesbih çekildi.. sıra elleri açılıp dua etmeye gelince söylecek pek bi şey bulamadı.. o an aklına allahtan isteyebileceği bi şey gelmediği için ya da geldiyse de istemeye yüzü olmadığı için olsa gerek yaratıcısına yazısız fakat mahçubiyetle karışık mütevazi boş bi mektup gönderdi.. herkesle birlikte ellerini yüzüne sürerken mektup zarfını aminle mühürlemeyi ihmal etmedi.. amin..

duadan sonra imam kuran okumaya başladı.. bitti.. türkçe dua başladı.. imamın evvelce birileri tarafından okunan hatmi şerifin akif kılıç isimli merhumun ruhuna hediye edilmesi talebini allahın oluruna sunmasını tam katılımla ve amin birliğiyle desteklediler.. dua da bitince ayağa kalktı.. belki ısındığı için belki bi süredir oturduğu ve dinlendiği için belki de ibadet ettiği için daha bi huzur doluydu.. kapıya yöneldi.. çıkışta elinde akide şekeri paketleriyle bekleyen merhum yakını yaşlı kadının kıldığı namazını kabul etmesi yönünde allaha yaptığı emrivakiyi düşünmeden aminledi.. yaslı ve yaşlı kadınla alışverişini aldığı şeker karşılığında akif kılıca rahmet dileyerek tamamladı.. tel zımbayla kapatılmış paketi açtı.. şekerlerden beyaz olanı ağzına attı.. bu şekerin yaptığı minik jest karşlığında allah tarafından gönderilmiş bi teşekkür hediyesi olduğuna inanmak istedi.. inandı.. mutlu oldu.. yapılacak en iyi şeyi yapmışım kümesinin tek elemanına gülümsedi

Perşembe, Aralık 3

en ama en salak kız..


peşin söyleyeyim.. seksist bi yazı olacak ama kimseyi üzmek etmek gibi bi niyetim yok.. ya da şöle söyliyim.. ben rencide edicem ama siz sakın rencide olmayın olur mu.. bence olabilmeli.. bi oldurun işte..

sıradışı zekalı kızları pek bi seviyorum.. ama onlardan sora bi tercih yapacak olsam en salak olanlarını isterim.. salaklık da baya bi yakışıyo yani cinsi latife.. bakın bu paragrafçığı yarım elma gönül alma babında yazdım.. sevin beni taam mı..

konuya giriyorum.. en ama en en en salak kız hangisi biliyo musun.. işte o kız.. o kızın fotoğrafları için tıkla..

zbam.. onu tanımak kolay.. sürekli bıkmadan yorulmadan başka kızların ne kadar salak olduğunu anlatır.. onun üstüne o giyilir mi.. salak işte.. o herifle ilişki yaşanır mı.. sapsalak.. öle konuşulur mu.. salak salak.. falan filan.. etrafındaki her kızı değerlendirir çözümler sınıflar ama mutlaka bir şekilde salak ilan eder.. diğer kızların salak olduğunu tespit edebildiği için alt metnin verdiği yetkiye dayanarak onlardan daha akıllı olduğunu düşünür.. ima eder.. ilan eder.. olur ya siz de bi kaç salak kız örneği verirseniz bunlar mest olur.. bi bayılırlar size.. bi severler.. böle nasıl diyim o düşüncenizi sizden çok savunurlar.. yeaa işte böle sevgili okur.. şimdi gönüllü katılmcılarla minik bi deney yapıcaz.. ama sadece kızlar katılabiliyo bu deneye.. erkekler kapı deliğinden izleyebilir..

birinci aşama..
yukardaki salak kız tanımlamasını okurken içinden "evet yeaa çok haklısın valleyi.. etrafta çok var böle kızlardan.. ne büyük salaklık.." dediyseniz ayağa kalkın.. tebrikler.. bindiğiniz dalı kesmiş ve en salak kız tanımına uymuş bulunuyosunuz.. kaba şimşekçiğim.. hayatım sen oturabilirsin.. sen kız değilsin..

ikinci aşama..
şayet tam da şu anda "ne oldu ki.. ben bişey anlamadım yea.." diyosanız.. bi zahmet şu tarafa geçin.. siz de en ama en salak kız tanımında uyuyosunuz.. kaba bi dur durduğun yerde yeaa..

üçüncü aşama..
katılımcılara teşekkür.. dilek ve temenniler.. yorum bölümünde kokteyl.. çıkışta romantik bi yürüyüş.. eve bırakma.. bi kahve içmek için davet.. ve akabinde gelişen esraregiz olaylar..