Perşembe, Aralık 24

olağanüstü yavuşak..

24 aralık 2008
şuan acayip asabiyim.. birilerine çatasım.. öfkemi höyküresim.. yolda geçen insanlara gelişine yarım vole çakasım var.. neden diye sormayın sıçmıyım ağzınıa burnunuza.. bilok yazıyosam anlatıcam bişeyler heralde.. anlat anlat açılırsın diyenlerin de soy ağacına kibrit suyu dökeyim..

ama suç bende.. kendi çabasıyla elde ettiği en değerli varlığı şeyi egosu olan.. başka da bi sikimi haketmeden kucağında bulan.. nasıl olduysa edindiği ünvanı cebine koyduktan sonra ilgilendiği tek okuma uğraşı krosword pazıl çözmek olan.. diğer her konudaki eksikliğini çirkefliği ile örtebileceğini sanan birine ayar vermiyceksin bilader.. hele ki bu insan üretimine çöp dediğinde üretimin çöp sayılacaksa hiç mi hiç ayar vermiyceksin.. orda seni yatırıp sikse beline sağlık deyip unutmaya bakıcaksın.. gerekirse 8 yıldır içinde tuttuğun herşeyi bi sekiz yıl daha içinde tutacaksın ama gık demiyeceksin.. evet hocam.. tabi hocam. çok haklısınız hocam.. daha önce ne kadar haklı olduğunuzu söyleyen oldu mu hocam.. haklı olduğunuzda çok güzel oluyosunuz hocam.. diyip göt deliği dışında her bi deliği kapalı şeresiz maymun olucaksın.. olucaksın ki senin kullanmadığın egoyu da o alsın.. senin üzerinde kullansın..

hem bi hocaya
"bilmediğiniz bi konuda benim yannış bildiğime nasıl hükmedebiliyosunuz.."
"bunun batıl inanç olduğunu söyleyin bana.."
"tamam bunları yazıcam ama altına kaynak olarak benim hocam böyle düşünüyo yazmam gerekecek.."
"böyle bişey yok.. yoku nasıl ispatlarım.. benden olmayanı ispat etmemi beklemek yerine siz olduğunu gösterseniz daha kolay olmaz mı.."
gibi saygısız ithamlarda bulunmak hem çok ayıp hem de çok günahtır.. bizim kültürümüzde hoca her zaman haklıdır.. tabi.. evet.. bunların hepsi.. tabi canım.. şüphem mi var.. aksini düşünmek mümkün mü.. zaten bana da cinnet geçirmem için bi sebep lazım.. "anlatamıyorum galiba" derken sözümün bi "bilmediğin için anlatamıyosun" la kesilmesine çok ihtiyacım var.. "bugün de herkes bana bişey öğretiyo" gibi 60lık bir ergen isyanıyla ancak kendime gelebilirim.. ne kadar sikindirik bişey için kafa yorduğumu.. hayatı çekilmez kılan.. o çok önem verdiğim.. ne kadar zor gelse de yoğunlaşıp zaman ayırdığım.. tüm tembelliğime rağmen madem yapıyorum hakkıyla yapayım dediğim nanenin bi tartışmayla çöp olabilecek boş bi uğraş olduğunu başka türlü anlayamazdım.. her zaman olduğu gibi bi başkasına kızarak başladığım bi mağcera yine en çok kendime kızarak bitiyor.. başladığım güne lanet olsun.. bırakamadığım her güne bi daha lanet olsun.. bu yüzden kendimi bi bok sandığım her güne bin lanet daha olsun.. bi insan kendine bu zulmü reva görüyosa o insan dünyanın en ebleh insanıdır.. başka hiç bi kimseye bişey deme.. hor görme.. burun kıvırma hakkı asla yoktur.. hakkım yok.. ama yine de beni kendimden soğutanlar da şahin kayla hüseyin üzmez arasında sandöviç olsunlar işalla..

24 aralık 2009
aslında fena insan değil.. tamam arada bi tırnaklarını çıkarıyo ama hangimiz mükemmeliz ki.. yani egosunun hafiften kabarmış olmasının da haklı gerekçekelri var.. iyi kötü koca bi ömür vermiş işine.. binlerce pohpohlayanı olmuş.. olur olur.. o kadar kusur kadının bizzat kendisinde bile bulunur.. hem ben de çok ağır konuşmuşum.. daha dünkü bok çıkmış akıl veriyo.. olcak iş mi canım.. tonton bi teyzeye yapılır mı bu.. öğrenci dediğin biraz şöle olucak bi yerde..

- hocam.. üzerinde düşününce eleştirilerilerinzde ne kadar haklı olduğunuzu farkettim.. elimden geldiğince dikkate alıp düzeltmeye çabaladım.. bu haliye çok daha içime sinen bi metin oldu.. o gün çok anlayamamışım ama şimdi teşekkür etmek istiyorum..

- izin verirseniz bu cümlenizi hemen not almak istiyorum.. başlık 3.5.2. de anlatmak istediğim tam olarak buydu.. harika tek cümlelik bi özet oldu..

- anladım.. aslında o konuda benim de çekincelerim vardı fakat bi çözüm bulamamıştım.. hemen bu akşam düzeltiyorum..

- bu çok iyi oldu.. yani tecrübe böyle bişey heralde.. ben aynı metni 20 kere okudum ama hiç birinde bu ayrıntıyı yakalayamadım..

- yea.. çok klişe bi şey ama inanın dolu dolu hissederek söylüyorum bunu.. gerçekten hakkınızı ödenmez.. sizin önerileriniz olmasaydı bu tez buraya gelmezdi.. teşekkür ederim.. izin verirseniz elinizi öpek istiyorum..

yeaani ideal öğrenci olmak buyumuş meğer.. nasıl bi sevgi çemberi olduk.. nasıl karşılıklı iltifatlar.. çok akıllı çucuk bu lar.. ben zati her zaman takdir etmişimdir ler.. çok güzel bi çalışma olucak lar.. kucaklaşmalar.. öpmeler.. okşamalar.. daha neler neler..

" onurlu ama öfkeli olmaktansa yavuşak ve mutlu olmayı tercih ederim.."
robert boş..

Salı, Aralık 22

olağanüstü halsizlik..

telefonun ağzını bıçak açmıyor.. umrumda değil.. kapı zilindeki kanaryanın her cikciklemesi bi ağıt.. neredeyse beni de ağlatacak.. lavabonun musluğu damla damla göz yaşı döküyor.. teskin etmeye elim varmadı.. düdüklü tencere huysuzlandı.. aklınca kapris yapıp kapağını açtırmıyor bana.. üstüne gitmedim.. düdüksüzüne nazım geçti.. o daha sessiz ve ağırbaşlı ne de olsa.. cam boyundaki menekşe bi kaç kez intihara teşebbüs etti.. ölen yapraklarını kendi toprağına gömdüm.. sigara izmaritleriyle koyun koyuna huzur içinde yatıyorlar.. perdeler pek bi sarardı.. hastalar galiba.. sormaya korkuyorum.. tersine ırkçı çamaşır makinası bütün beyazları boyadı.. sanırım bana bişey anlatmaya çalışıyor.. keşke daha açıksözlü olabilse.. elektrikli süpürge de bana bozuldu sanırım.. en sevdiği prize taktım bana mısın demedi.. vileda banyoya kapandı.. altmış sekiz gün oldu dışarı çıkmıyor.. önemsemiyor göründüm.. umarım atlatır..

bugün kültablasıyla dertleştik biraz.. havadan sudan.. eski kışlardan.. kültablası olmanın zorluklarından.. memleket meselelerinden.. vizyondaki filmlerden.. yabanileşen dünyanın daha da tekilleştirdiği birinci şahısların yaşadığı kimlik bunalımından.. kuşların tuvalet eğitimi almasının ne kadar yerinde olacağından.. sigaranın masumiyetinden.. su arıtma tesislerinde imam istihdam etmenin ve şehre okunmuş su vermenin yerli yerinde bir fikir olduğundan.. aşkın yer üstünde en çok tanımı olan ve fakat tamınlanamayan tek şey olduğundan.. biraz da senden bahsettik.. ben bilmiyor sanıyordum.. ruj izli sigara izmaritlerinin noksanlığından anlamış meğer.. beni üzmemek için açmamış konuyu.. o da özlemiş..

Perşembe, Aralık 17

sümkürmatik..

bi insanın aldığı bütün içecekler.. su.. çay.. kahve.. anasından emdiği süt.. hepsi sümük olur da burnundan gelir mi.. cevap veriyorum.. gelir.. gelmekte..

reklamlarda yere göğe sığdırılamayan ultra mega soft kağıt mendiller olsun.. göt bezinin postmoderen çağdaki karşılığı olan dübür dostu tuvalet kağıtları olsun.. üç gün süren sürtüştürme seanslarını sonunda zımpara kağıdından farksız hissedilir mi.. cevap veriyorum.. hissedilir.. hissedilmekte..

en kıytırık hastalık deyip kimsenin iplemediği şu nezle illeti bile bünyeyi etkisi altına aldığında ne beter etkileri oluyor.. çekmeyen yoktur ama şu an itibariyle ben deniz gibi çekmekte değilseniz de unutursunuz.. ta ki kalabalık bi ortamda fıırrrrşşt diye burnunuzu temizleyip çevrenizdekilerin tiksinen gözlerle size baktığını farkettiğiniz ana kadar.. bi de bi dallama çıkar da yuh hayvan.. o ne be.. derse yandık ki ne yandık.. adi herif hasta ruhundan anlamıyo ki.. koskoca hipokrat bile yemin billah etmiş hastayla dalga geçersem iki gözüm önüme aksın diye.. bu hala komik olup karılara hava atma derdinde.. yıllarca dişinizle tırnağınızla biriktirdiğiniz karizma puanlarını tek kalemde kaybettiniz.. geçmiş olsun..

ama duuur.. daha geçmedi.. bu utancın yıkıcı etkilerini en az üç gün boyunca günde zilyon kez tekrar tekrar yaşayacak olmak var daha.. yetti mi.. cevap veriyorum.. bana yetti.. size yetmediyse devam ediyim..

anketsever bi akkaş çıksa ve şu dünyadaki en güzel nimet nedir dese kendisine siktir git bi çay koy dememişsem şayet.. kesinlikle fasılasız bir gece uykusudur derim.. ah uyku aahh.. nerdesin sen kaç gündür.. ilk yattığımda akıntıdan.. sonrasında tıkantıdan mütevellit.. uyku arası.. gözler yarı açık bi vaziyette.. mendil ve su arama çabaları aslında başlı başına bir kabustur.. lakin uyku içinde değil.. arasında yaşanır..

ancak.. en faydalı icatlar en müşkül anlarda gelir insan evladının aklına.. evet.. hazır olun.. bomba bi icat geliyor.. birileri noter çağırsın.. ne biliyim nöbetçi patentçi yok mu orda bi yerde.. çok para kazanıcaz bu işten çook..

hani şu dişçilerde.. hekim ağzınızı bi timsahınki kadar açıp.. laylon kaplı haliyle insanı bin türlü çağrışıma gark eden kıllı parmaklarını o açık ağzın içine sokup sokup çıkarırken ve engizisyon işkencelerinden kalma aletlerle sizi oylum oylum oyarken.. ağzınızın içinde biriken salyaları ve her türlü sıvıyı hhüüüüpp diye çeken mini bir alattirinkli süpürge vardır ya.. bildin mi.. hah o işte.. onun burun için olanı.. evet karşınızda yepisyeni bir icad.. sümkürmatik.. adı da kendi gibi bi yaratıcılık dehasının mamülü..

düşünsenize.. sümkürme derdi yok.. yara oluncaya kadar burun silme derdi yok.. sokacaksın aleti burnuna ne kadar salya sümük varsa iki saniyede çeksin alsın.. ohhhh.. misss.. sen söyle vatandaş.. böyle bi dünya daha yaşanılabilir olmaz mı.. bi vatandaş olarak cevap veriyorum.. olur.. olmalı..

türk mühendislerini göreve çağırıyorum.. fikir benden diğer ıvır zıvır bok püsürü yapması sizden.. parayı da kırışırız.. memlekete istihdam lazım.. işlem hacmi lazım.. gelin büyütelim şu ekonomiyi.. gelin kurtaralım şu nezle mağdurlarını bu illetin kötü etkilerinden.. yaşasın cunhuriyet.. kafi miktarda ünlem..