Perşembe, Eylül 30

adımı sen koy..

macca pacca

gelin bak çok komik bişey anlatçam şimdi.. ben var ya.. çok saattir uyumuyorum.. aheauaehue.. çok komik lan.. gülerken kendimi kameraya çekip ağır çekimde izleyebilsem keşke..

gelin bak çok komik bişey anlatçam şimdi.. ben var ya.. çok saattir uyumuyorum.. ama bak müslüm gürses güzel bi abimizdir.. yağmurlu havada alınan ve bir daha kullanılmayan beş milyonluk şemsiyeye benzemez.. çünkü yağmurlu havada alınan ve bir daha kullanılmayan beş milyonluk şemsiyeye benzeyen pek az şey vardır.. o kadar azdır ki mesela.. ben hiçbirini bilmiyorum.. bir de muhabbeti bayan arkadaşlar vardır.. keşke olmasalarmış ama bu işlere ben bakmıyorum.. ol deyince olduran bi güç var.. türlü sınavlar testler falan.. geçelim bunları.. tek kalemde.. çünkü ikeada beleş dağıtılan kalemler eskisinden çok daha küçük ve ikea yöneticileri çok çakal insanlar.. tüketici piskolocisini mıncıklamayı iyi biliyorlar.. keşke bi de köfte yapmaktan anlasalar.. gönül istiyor ki inegöl adlı mobilya marketleri kurulsun.. mobilyasına kefil olamam ama köftesi daha güzel çünkü inegölün.. ya da şey de olabilir mesela.. ani bi kararla mağaralarımıza geri dönelim.. taştan mobilyalarımız olsun.. çünkü macca pacca her hangi bi ücretli metropol paryasından daha huzurlu uyuyor.. nesimiye sorulan sorulardan ve nesiminin verdiği siklemez cevaplardan bahsedip konuyu dağıtmak istemiyorum.. çünkü konu bütünlüğü bir yazının önemli bir unsurudur.. serim düğüm çözüm.. çünkü mesela sevişmek de böyledir.. size biraz sevişmekten bahsetmek istiyorum.. çünkü sevişmek futbol ve mucizevi selülit tedavisi karışımı bir mevzudur ve herkesin ilgisini çeker.. çünkü mesela sevişelim mi sorusuna ilgilenmiyorum demek çok ayıptır.. bazı kaynaklara göre sevişmenin kendisinden bile ayıp olduğu söylenegelmiştir..

gelin bak çok komik bişey anlatçam şimdi.. ben var ya.. çok saattir uyumuyorum.. şu dakika dinlediğim şarkı bitti ve yeniden başlatmak için yazıya ara veriyorum.. çünkü sessizliğin gürültüden daha fazla rahatsız ettiği zamanlar vardır ve sevişmek bunlardan biridir.. çünkü daha önce de değinmediğim gibi üç türlü sevişmek vardır.. ilk ikisini siktiredin.. çünkü en güzeli üçüncüsü olan hayvanlar gibi sevişmektir.. çünkü ademoğulları olarak hayvanoğullarından öreneceğimiz ne çok şey vardır.. fakat bunları öğrenmekle hayvanseverliğin pek bi ilgisi olduğunu sanmıyorum.. çünkü hayvan dediğimiz şey sevilmez.. köftesi yapılıp yenilir.. üstüne binilir.. derisi yüzülür üste başa ayağa giyinilir.. lütfen birbirimizi kandırmayalım.. hayvan sevgimiz kesinlikle tek taraflı.. çünkü zavallıların platonik varoluşundan faydalanıp dibine kadar sömürdüğümüzü bilmeyen yok..

gelin bak çok komik bişey anlatçam şimdi.. ben var ya.. çok saattir uyumuyorum.. ve bu hiç komik değil.. çünkü mesela şu yukarıda anlattıklarımdan çıkaracağımız bi ders var.. evet didaktik bi yazı bu.. sizi uyarmıştım.. öğreneceğiniz pek çok şeyin olduğunu söylemiştim.. bi dakka.. şarkı yine bitti.. onu diyodum işte.. o çıkaracağınız ders var ya.. sokun onu yerine.. çünkü mesela şeytan doldurur.. hiçbirimiz şeytan tarafından dolduruşa getirilmiş bir dersi almak istemeyiz.. müslüm gürses de istemez.. muhabbeti bayan arkadaşlar bile istemez.. ikea yöneticileri desen onlar da istemez.. macca pacca isteyebilir.. çünkü onun farklı zevklkeri var..

gelin bak çok komik bişey anlatçam şimdi.. ben var ya.. çok saattir uyumuyorum.. ee ama neden gelmiyosunuz siz.. daha yağmurlu havada alınan ve bir daha kullanılmayan beş milyonluk şemsiyenin ibretlik hikayesini anlatıcaktım..

Cuma, Eylül 24

tereddüt..

"Bir kere rüyamda kelebek olduğumu gördüm. Şimdi artık rüyasında kelebek olduğunu gören chuang tzu muyum, yoksa rüyasında chuang tzu olduğunu görmekte olan bir kelebek miyim bilmiyorum."

O an çok feci kakam gelmişti ve bi an için bile kendimi bıraksam yemin ediyorum fena halde altıma edebilirdim.. karnımdaki ağrı öyle böyle değildi.. sanırım bol miktarda gazlı bir eylem olacaktı.. hayır buna izin veremezdim.. içimden bir ses doğanın çağrısına kulak asmamam gerektiğini söylüyordu.. içimdeki diğer bir ses gurultuyla karışık homurdanıyordu.. çoksesli sindirim sistemimi bu denli karıştıracak ne yemiş olabileceğimi düşündüm.. hatırlayamadım.. onun yerine bir insanın dün ne yediğini hatırlayamamış olmasının pek hayra alamet olmadığını hatırladım.. sanırım uyku halindeydim ve bu gördüğüm en boktan kabustu.. yine de kendimi bırakmayı göze alamazdım.. bok içinde uyanacak ve bunu umursamayacak yaşları çoktan geçmiş olmalıydım.. emin olamadım.. kaç yaşında olduğumu bilemeyecek bir yaştaydım ve bu ilk tahminimle örtüşmüyordu.. aklımın bir kısmı bana büyük bir oyun oynuyor olmalıydı.. kim olduğumu kaç yaşında olduğumu ya da nerede olduğumu deli gibi merak ediyor olsam da cevabını bulmam gereken asıl soru o anda uyuyor olup olmadığımdı.. ve lanet olsun ki bundan emin olmanın bir yolu yoktu.. kendine çimdik atmak rüyada da yapılabilecek aldatıcı bir testti.. emin olduğum tek şey çok feci kakamın geldiği ve bir an önce sıçma kararı almam gerektiğiydi.. etrafıma baktım.. hiç kimseyi ve hiçbir şeyi göremedim.. bunun içinde bulunduğum müşkül durumun halline bir faydası olmadı.. uykuda da olabilirdim.. hafızasını yitirmiş bir görme engelli de.. düşündükçe iş daha da boka sarıyordu ve işin sonunun boktan ötesi boktan olacağına dair bir adet şüphe ve buna destek olan bol miktarda karın ağrısına sahiptim.. düşünmek yararsız düşünmemek olanaksızdı.. hafızamın yerine aklımı kaybetmiş olmayı istedim.. öyle ya.. aklını kaybetmiş biri kakasını tutma gereği de duymazdı.. belki de kakam geldiği için sağlıklı düşünemiyordum.. inanır mısınız bir an kendimi yeterince şartlandırabilirsem uykumdan uyanabileceğimi bile düşündüm.. fakat uykuda olmama ihtimalim bu derece bir şartlanmışlığa mani oldu.. sonsuz bir boşlukta sürekli düşüyor gibiydim.. yemin ediyorum yere çarpacağımı hissedebiliyordum.. fena çarpacağımı deli gibi hissediyor fakat aklımı kaybedemiyordum.. hala çok feci kakam vardı ve hala bi an için bile kendimi bıraksam fena halde altıma edebilirdim.. lanet olsun.. korkumdan altıma sıçamıyordum..

Cuma, Eylül 17

işte o haber..*

"Sigarayı bırak" telkini kanser ediyor
Filipinli Morrison Tobacco Co. şirketinin sponsorluğunda yapılan bir araştırma tıp dünyasında deprem etkisi yarattı. Annelerin sigarayı bırakma telkinlerinin sigaradan yaklaşık 8 kat fazla kansorejen etkiye sahip olduğu kanıtlandı.

Geçtiğimiz hafta içersinde Scientific Index adlı dergide yayımlanan bir makale sigara tiryakilerini ve ailelerini yakından ilgilendiriyor. Aslen İsviçreli olan ve Norveçli bir balıkçının oğlu olarak İsveç'te dünyaya gelen onkoloji profesörü Bjoern Anckarström tarafından yürütülen araştırma yıllardır dile getirilen "sigara kanser yapar" iddiasını rafa kaldırdı. 72 milletten 7200 denek ve annelerinin üzerinde gerçekleştirilen deney ve gözlemlerin sonucunda "içme şu zıkkımı", “bırak artık”, “hem parana hem sağlığına yazık”, “kendini zehirliyorsun” gibi sözlere maruz kalan deneklerin, sigara içmeleri ailelerince desteklenen bireylerden daha fazla kansere yakalandıkları ortaya çıktı.

Araştırmanın kaynağı sağlam: İsviçre

Prof. Anckarström düzenlediği basın toplantısında “17 yıl süren araştırmamın sonuçları gösterdi ki kanserin asıl sebebi sigara değil anne dırdırıdır. Yıllarca sigaranın günahını almışız boşuna. Bu araştırmayı yapmaya sigara içmeye devam eden herkesin neden kanser olmadığı anlamlandırmaya çalışırken karar verdim. Tesadüf eseri ailece sigara içen kişilerin daha az kanser olduklarını fark ettim ve anne dırdırına odaklandım. Sonuçlar tam da beklediğim gibi çıktı. Zaten böyle çıkmasa çok pis rezil olacaktım. İsviçreli bilim adamlarının şöhretine leke sürdürmediğim için çok mutluyum. Yeri gelmişken bizi İsveçli bilim adamlarıyla karıştıranlara da çok içerlediğimi belirtmek isterim” dedi.

Dırdırcı anneler şaşkın

Haberin küresel çapta yankı uyandırmasıyla birlikte anneler ne yapacaklarını bilemez bir halde tekel bayilerine gidip çocukları için sigara almaya başladı. Oğlunu geçen yıl kanserden kaybeden bir anne katıldığı televizyon programında “Oy ben ne ettim? Evladımın eceline sebep oldum. Keşke bırak deyip başının etini yemeyeydim. İç diyeydim. Daha çok içireydim. Tutaydım kendi elimle tütün saraydım. Oy benim dertli başım oy!” diyerek cinnet getirdi. Sigara şirketleri yeni reklam kampanyalarında “annelerin tercihi” ya da “anne eliyle sarılmış gibi” sloganlar kullanmayı planlıyor.

Sigarayla Savaşanlar Derneği ateşkes ilan etti

14 yıldır faaliyet gösteren Sigarayla Savaşanlar Derneği başkanı Adem Demlik muhabirimizle yaptığı görüşmede “Bunca yıldır yok yere savaşmışız. Ama artık bu saçma kavgaya son veriyoruz. Haberi alır almaz dernek başkanı olarak bizzat kendim sigaraya başladım. Arkadaşlara da birer dal ikram ettim. Zaten birçoğu bıraktım ayağına yatıp gizli gizli içmeye devam ediyormuş. Bundan sonra sigarayla değil sigaraya laf eden annelerle savaşacağız. Tabelacıya sipariş verdik. Derneğimizin yeni adı Dırdırcı Annelerle Savaşanlar Derneği oldu.” Diyerek mutluluğunu ifade etti. Makalenin yayımlandığı 31 Mayıs tarihi Dünya Sigaraya Yeniden Başlama Günü ilan edildi.

*hangi habermiş ki o yeaa.. diyenler bi önceki yazıya bakabilir..

Çarşamba, Eylül 15

işte o mesajlaşma..

sayın okur.. sen de en az benim kadar bilirsin.. bu internet hadisesine bi kere bulaştın mı gerisi gelir.. önce bi iki okumakla başlarsın.. sonra dur şuna üye olayım.. aa bu da güzelmiş.. bak yeni bi site açılmış.. aman ordan da eksik olmayayım derken bir de bakmışsın 15 tane nik 35 tane hesap sahibi olmuşsun.. tabi bu anlattıklarım benimle ilgili değil.. bizim bi arkadaş var da.. onun başına geliyo.. yoksa ben hiç de öyle internet manyağı bi insan değilim.. doğa suporları falan yapan bi tipim.. taam yeaa.. az biraz müptela olmuş olabilirim.. ama istesem bırakırım.. hem azaltıyorum bu günlerde..

herneysesi.. zaytung diye bi site var.. bilen bilir.. yalan dolan dolu bi haber sitesi.. ben ilk gördüğümde pek bi beğendim bu fikri.. çünkü özümde palavracı bi tabiatım var.. tabi hemen üye oldum ve şahane bi haber yazdım.. sonrası fena.. bekle allah yayınlanmaz.. isterseniz şimdi ben susayım ve sözü teknik takibe yakalanan mesaj kayıtlarına bırakayım.. işte o mesajlaşma..

fevkalade olağan -> zaytung - sayın yetkili.. 3 gün önce bi haber yazdımdı.. şimdi geldim baktım hala değerlendirilmeyi bekliyor.. tamam sizin de işiniz zordur illaki de.. ben de merak ediyorum ne olacak bu haberin istikbali.. okur mu adam olur mu.. her gün gelip gelip bakıyorum.. şu elli kağıdı alsanız da benim yazıyı biraz önlere taşısanız sırada.. al al.. benden bi çorba için had bakıyım.. ehhi.. ha bi de.. bu son dakika haberleri nerden yazılıyo.. haber ekle kısmında öle bi kategori bulamadım ben.. onu da bi şeetseniz diyorum.. had kolay gelsiiğiin..

zaytung - yapıcı yaklaşmınız sayesinde haberiniz az evvel değerlendirilmiştir sayın kullanıcı. umarız diğer kullanıcılar da sizi örnek alırlar bundan sonra. sevgiler...

fevkalade olağan -> zaytung - oh oh şahane olmuş onaylanmış bi de.. bu seferlik teşekkür benden olsun.. ;)

fevkalade olağan -> zaytung - bekleyen yazılardan "olur bunlar" sekmesindeki gitmiş.. hatta inanır mısın.. sekme diye bişey kalmamış la.. böle değişik sözler çıkıyo ecnebice.. onu diyorum işte.. nere gitti bizim yazı sayın yetkili..

zaytung - düzelttik sayın kullanıcı...

fevkalade olağan -> zaytung - sayın yetkili.. teaaa bi kaç ay önce "olur bu" dediğiniz bi haberim hala olmadı.. tamam oldurmayan allah oldurmuyo olabilir ama sizin de bu işte bi parmağınız var gibi.. eşe dosta zaytungta haberim çıkcak olum.. meşşur olcam.. diye haber salmamış olsam hiç mevzusunu yapmıycam ama.. hep yaptığım şeyler bunlar.. restimi çekiyorum yetkili.. ya haberi yayınlarsınız.. ya yayınlamıycaz dersiniz.. ya da ben yapacağımı bilirim.. incide tanıdıklarım var.. kötü şeyler olsun istemem.. bi miktar kafa siktiğimin farkındayım ama siz de hakettiniz yani.. sabır bekle nereye kadar yetkiliiii.. had öbdüm..

zaytung - id kaçtı sayın kullanıcı? bi daha bakalım, sıcak mıcak derken atlamış olabiliriz...ya sıcak değil de esas nem çok fena...

fevkalade olağan -> zaytung - aman diyim sayın yekili.. kendinize dikkatli olun.. id ip ne lazımsa veririm ben.. mesele yok yani o hususta.. bıyroaan.. id 20787

zaytung - oo bildiğimiz uzun habermiş yahu. onların olması biraz zaman alabiliyor. ama siz umudu canlı tutun. elbet bi gün olacak. güzel haber o...

fevkalade olağan -> zaytung - iyi madem bekleyeyim.. olmadı torunlarımız okur.. hep nasip bu işler.. di mi la sayın yetkili..

zaytung - öyle elbette. önemli olan gelecek nesillere iyi bi şeyler bırakabilmek...

fevkalade olağan -> zaytung - yok bilader.. çözdüm ben sizi.. "olur bu" deyip insanlara ümit veriyosunuz.. sonra biz de saf gibi her gün bakıyoruz siteye haberimiz çıktı mı diye.. maksat "tık" sayısı bereketlensin.. az çakkal değilmişiniz.. zaten ben anlamıştım.. ayrıca yalan haber yayınladığınız da gözümden kaçmadı.. yayınlamazsanız yayınlamayın.. ben de gider bloguma koyarım haberimi.. ne oldu.. siz kaybettiniz..


işte zaytungun gerçek yüzü.. hepsi de rüşvetçi ve yalancı ipneler.. bi de artizler.. yok neymiş bekleyecekmişim.. yok yea.. alın bu da size ders olsun..

gerçi alın dedim ama şimdilik bi şey alamıyosunuz.. mesajlaşmada mevzusu geçen haberi yarın atıcam buloka.. siz de biraz merak edin.. bekleyin.. çok sıkılırsanız mesaj atın.. mail atın.. trip atın.. falan filan..

Cumartesi, Eylül 4

kozmonot olaydım..

bi on sene kadardır yannış meslek seçtiğimin farkındaydım fakat doğrusunun ne olacağını bilemiyordum.. hatta kendisimde en genel anlamda bi çalışma götünün bulunmadığına ikna olmak üzreydim.. bugüne kadar.. bugün postmoderen bi epifani yaşayana kadar.. emesende arkadaş kılığında onlayn olan ibişin aslında bizzat hızır dedenin kendisi olduğunu bana hak yolu göstermesiyle farkettim.. titredim ve kendime geldim.. aydınlanmanın coşkusuyla hızır dedemin ak sakalına öpücük simaylisi gönderdim..

meğersem insanı bol bi meslek hiç bana göre bir iş değilmiş.. benim insansız bir hava sahasında çalışmam gerekiyormuş.. bu insanları sevmediğim anlamına gelmesin lütfen.. hatta kendisine söyleyeyim.. o anlama gelmez misin lütfen.. çünkü çocukkenki yemek seçiciliğim büyüyünce insan seçiciliğine dönüşmüş olsa da.. nadiren de olsa.. hobi olarak da olsa tek tük sevdiğim insanlar çıkıyor.. prensipli kişiliğim müsade etmediği için hobilerimle profesyonelliğimi birbirine karıştırmıyorum.. mesleki bi laiklik diyebiliriz buna.. hatta diyelim.. üç deyince heppirlikte.. birkiüç mesleki laiklik..

çalışma ortamımda zibilyon tane insan var.. bunların içine özünde iyi olabilecek insanların olduğunu da biliyorum.. sanıyorum desem daha isabetli olur.. diyeyim o halde.. sanıyorum.. ve fakat o öze inmeye gerek duymayıp yüzeyden yüzeyden tiksiniyorum insanlardan.. zaten çalışıyo olduğum için mutsuzken bir de oturup insan sevesim gelmiyor.. yanıma yamacıma yanaşan gülümseyen ifadeli insancıkları kekremsi mimiklerimle kışkışlıyorum.. iş ayrı.. insaniyet ayrı..

hızır dedemden aldığım ilhamla iman ettim ki.. ben kozmonot olacak adammışım da yannış olmuşum.. ne güzel bir meslekmişsin sen kozmonotçuluk.. yemek hadisesini minik kapsüllerle hallediyo olmaları evvelden beri fesatlıkla takip ettiğim bi vaziyetti ama bu amcaların yengelerin asıl mevzusu başkaymış.. uzaya bi çıkıyosun en az üç ay insan yok.. size garip gelebilir ama insansız ortam yerçekimsiz ortamdan daha çok cezbediyor şu anda beni.. sabahları ginaayydığın diyen uykusunu tam almış topitoşlara aksi seda vermek zorunda değilsin mesela.. gün içinde her biri ayrı bi çeşit olan çin ordusu kadar kalabalık japon askeri kadar sik kafalı insan görünümlü bilumum hayvanatla cebelleş olman söz konusu bile değil.. en fazla telsizden hüstınla iki makara yaparsın sonra kumanda odasıydı gezegendi yıldızdı kuyruklu yıldızdı mikroskoptu teleskoptu falan takıl kafana göre.. başında amirin yok bişeyin yok.. insan yok diyorum bilader anla işte.. en mutlu günümde neşeme ortak olacağına bön bön bakma şu yazıya.. kalk bi biskolata dansı yap.. bi coşku mahiyetinde havaya ateş et.. ne bileyim yap bi şeyler..

lan okur.. dakika geçmiyor ki yeni bir farkındalık yaşamayayım.. algı ve idrak merkezime ulaşan bi son dakikada haberine göre benim kozmonot olmam imkansızdan daha zor.. yaş geçmiş.. eğitim yok.. bunları geçtim memlekette uzaycılık adına yapılan en kallavi proje maket uçakçılık.. yıkıldım.. kabenin etrafında altı tur attıktan sonra hacı olamadan yurda giriş yapmış ihramlı bir amca kadar yıkıldım.. mutluluk avucuma aldığım su gibi parmaklarımın arasından sızıp gitti.. tutamadım..

hızır dedem. sana da yazıklar olsun.. alenen hınzırlık bu yaptığın.. resmen ve fiilen gösterip vermemek.. haram zıkkım olsun o kiss simalylisi de.. sakalından utan be adam sakalından..