Cumartesi, Ocak 22

pardon..

pardon.. bakar mısınız..
hiçbir şeyinizi düşürmediniz.. ama düşürseydiniz ben görüp size geri verirdim..
bu hususta bana güvenebilirsiniz..
merhaba..
sizinle tanışmak istiyorum fakat bunu nasıl yapacağım konusunda teredütler yaşıyorum..
malum zor bi iş bu..
tanımadığın biriyle tanışmak yani..
hani az biraz tanışıyo olsak daha kolay olurdu.. hay allah ne kadar salağım.. o zaman da tanışmamıza gerek kalmazdı..
ama belki bi ihtimal ikimiz de hafızamızı kaybetmiş ve daha önce tanışıyor olduğumuz halde artık birbirimizi hatırlamıyor olabilirdik..
aslında bu olasılık hala geçerli..
ama hayır.. hiç sanmıyorum..
sizi daha önce görmüş olsam asla unutmazdım..
allah hafızamı muhafaza etsin..
bundan sonra da unutacağımı sanmıyorum..
tabi izniniz olursa..
ilelebet hafızmda hapsolmak ister miydiniz..
bu çok iddialı oldu sanırım.. çünkü söz veremem.. çünkü neyi unutacağımı ya da hatırlacağımı ben belirleyemiyorum..
aklımın sözü hafızama geçmiyor..
aralarında şiddetli bir geçimsizlik hüküm sürüyor..
ama her gün tekrarladığım şeyleri çok zor unuturum..
onu diyordum işte..
sizi her gün tekrarlasam acaba.. sizce bi mahsuru olur mu..
özür dilerim..
nasıl da çenem düştü.. siz kusuruma bakmayın..
bu sıralar bi takım varoluşsal sorunlar yaşıyorum.. bütün lafazanlığım ondan..
son bir şey sorabilir miyim..
gerçekten var mısınız..

Cumartesi, Ocak 8

kestane yiyin..

şiir yazamam.. insanları ya da nesneleri methedemem.. abartmaya karşı abartılı düşkünlüğüme rağmen beğenilerimi anlatırken mübalağa etmem.. iyimiş.. güzelmiş.. başarılı.. gibi tırtımsı ifadelerle geçiştiririm.. belki size öyle gelecek ama bu sefer de abartmıyorum..

kestane şahane bişeydir.. kestane çok şahane bişeydir.. en şahane bişey kestanedir.. kestaneden daha güzel bişey varsa o da kestane şekeridir.. kestanesiz bir dünya düşünemiyorum.. bugün hala hayattaysam ve kısa ve orta vadeli planlarım arasında intihar etmek yoksa bunun yegane sebebi biraz daha kestane yiyebileceğime olan inancımdır.. evlenmek ve bu lanet olası dünyaya bir çocuk getirmeyi düşünüyosam bu sadece çocuklarımın da kestane yiyebileceğini ümit ediyor olmamdandır..

günümüz toplumu kestaneye gereken değeri vermiyor.. sıradan bir yiyecek muamelesi yapıyor.. ve bu benim içimi parçalıyor.. örneğin bi kestane şekeri gerçeği var.. en mendebur.. en bunalımlı.. en depresif zamanlarda bile tüketildiğinde fizyolociye kudret piskolociye destek sağlıyor.. ama gel gör ki kilosunun fiyatı neredeyse slav kökenli bi seks emekçisinin bir seansıyla aynı.. olmaz.. devletimizin buna bişey yapması lazım.. dünyanın en pahalı kestanesini ben yiyorum eylemleri yapabiliriz.. mesela fakir ailelere kömür yardımı yerine kestane şekeri yardımı yapılabilir.. ya da doktorların yazdıkları kestane şekeri reçetelirin ücretini sosyal güvenlik kurumları karşılayabilir.. ilkokullarda öğrencilere kestane mamülleri bilaücret dağıtılabilir..

tabi her şeyi devletten bekleyemeyiz.. misal bi tema vakfı var.. her buldukları yere meşe palamudu dikiyor bu gerkezler.. lan sincap mıyız olum biz.. napıcan palamudu.. dik oraya mis gibi kestane.. ne güzel yiriz.. gölgesinde salıncak sallanırız.. renkli istop oynarız.. manita ayıklarız.. yaparız yani bişeyler.. ama en mühümü kestanesini yeriz.. şekerini yaparız.. pastaya dondurmaya koruz.. onları da yeriz.. lütfen ama.. aaaa ama.. sinirleniyorum ama.. kaldırmayın beni yerimden fena yaparım ama..

ama işte birey olarak yapabileceklerimiz de var.. bugün herkes kapısının önünü süpüreceğine mesela.. bi tane kestane ağacı dikse.. hayat bayram olabilir.. bayram demişken.. yılda bir günün kestane bayramı olarak kutlanması da hiç fena olmaz.. şeker ve et bayramları varsa kestane bayramı da olmalı..

sanırım yeteri kadar bilinçlendiniz.. umarım abuk sabuk yorumlar yapıp sizleri kestane odunuyla dövmeme sebebiyet vermezsiniz.. kestaneyi çizdirmek gibisinden komiklik yapacakları şimdiden tehdit ediyorum.. yapmayın çoğcuğum.. satırlarıma burada son verirken hepsinize sağlık mutluluk ve bol kestaneli günler diliyorum.. canlarım benim yeaa..

Perşembe, Ocak 6

köprünün üstünde ilk çıkış..

-pardon.. giriş ne tarafta..
-şu döner kapıdan girebilirsiniz..

döndöndön..
anamızın karnından bi çıktık.. sonrası hep bi yerlere girmek çabası.. okula gir.. sınava gir.. sıraya gir.. hizaya gir.. ergenliğe gir.. insan içine gir.. misafirlerin yanına gir.. basket takımına gir.. manitanın koluna gir.. tekrar sınava gir.. ilk yüze gir.. üniversiteye gir.. yaşın tutsun kıraathaneye gir.. gaza gel mektebe gir.. arkadaş grubuna gir.. bi daha sınava gir.. ilk ona gir.. işe gir.. müdürün gözüne gir.. mülakata gir.. mastıra gir.. doktoraya gir.. jüriye gir.. birinin kalbine gir.. sonra onun koynuna gir.. yedi kişi birleş danaya gir.. eş dost düğünlerinde halaya gir.. sıra sana gelince gerdeğe gir.. yannız kal depresyona gir.. kooperatife gir.. takside gir.. avro gününe gir.. bireysel emekliliğe gir.. kırmızı donunu giy yeni yıla gir.. mumlara üf de yeni bi yaşa gir.. andropoza gir.. sinir krizine gir.. ama gir.. göte gir.. gir gir gir.. bu ne ırzını sikiyim la.. bitti mi hayır.. mezara gir.. şimdi bitti mi.. yine hayır.. bi de en son olaraktan cennete gir.. girmiyorum lan.. girmiyorum.. biri bana çıkışı göstersin.. taam lüzum yok.. kendim bulurum.. çıkçıkçık..
döndöndön..

-pardon.. çıkış ne tarafta..
-zaten dışarıdasınız beyfendi..